Eyyub Aleyhisselâm denince, aklımıza ilk anda sabır geliyor.


Hz. Eyyub başına gelen her derdi hoş görmüş, her sıkıntıya katlanmış, her türlü hastalığa sabretmiş.
Onun sabrı dillere destan olmuş. “Sabır kahramanı” olarak anılmış.
Başına neler mi gelmiş?
Neler gelmemiş ki!
Başına gelmedik şey kalmamış neredeyse.
Çok zenginmiş. Ucu bucağı görünmeyen bağlara bahçelere sahipmiş. Sürülerle koyunları, keçileri varmış. Parası pulu çok fazlaymış. Oğulları, kızları olmuş.
Çok da cömertmiş. Fakirleri, yoksulları görür gözetirmiş. Yedirir, içirir, ihtiyaçlarını karşılarmış. Evi misafirlerle dolar taşarmış.
Bu kadar varlığına, servetine rağmen ibadetlerine de çok düşkünmüş. Kulluk görevlerini aksatmadan, azaltmadan yaparmış.
Bunun için Kur’ân, Eyyub Aleyhisselâmı “O ne güzel kuldu!” diyerek över.
Gün gelmiş, her şeyini kaybetmiş. Malı mülkü elinden çıkmış, hiçbir şeyi kalmamış, çocuklarının hepsi ölmüş. Evde bir hanımı, bir de kendisi kalmış.
Üstelik çok da ağır bir hastalığa yakalanmış. Her tarafı yara bere içinde kalmış. Yerinden kalkamayacak hale gelmiş.
Hastalığı yıllarca sürmüş, ama hiçbir zaman şikâyet etmemiş, kimseye dert yanmamış. Her şeye, hepsine sabretmiş. Sabrın sevabını bildiği için büyük bir sabır göstermiş.
Bu kadar acı ve ağrılar içinde kıvrandığı halde yine ibadetlerine devam etmiş, Allah’ı zikretmekten geri durmamış.
Ama gün gelmiş yaraları diline ve kalbine kadar ulaşmış; diliyle Allah’ı zikretmeye, kalbiyle Rabbini düşünmeye engel olmuş.
İşte o zaman kendi rahatı ve keyfi için değil, ibadetten geri kaldığı için Allah’a yalvarmış, dua etmiş, demiş ki:
“Yâ Rab! Zarar bana dokundu. Bu hastalık seni dilimle zikretmeme, kalbimle ibadet etmeme engel oldu. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.”
Bu içten duayı Cenab-ı Hak kabul etmişti. Sonunda Allah’tan şöyle bir emir gelmişti:
“Ayağını yere vur! İşte sana yıkanmak ve içmek için soğuk bir su…”
Hz. Eyyub ayağını yere vurmuş. Yerden tatlı ve şifalı bir su çıkmış. Bu suyla yıkanmış, kana kana içmiş. Hiçbir yarası ve hastalığı kalmamış. Sağlığına kavuşmuş.
Allah ona tekrar mal mülk vermiş. Ölen çocukları kadar tekrar çocukları dünyaya gelmiş. Bundan sonra uzunca bir ömür sürmüş.

About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt