Yüce Allah buyuruyor.
Nefsini kötülüklerden arındıran kuşkusuz felaha kavuşmuştur. Nefsinin kötülüklerini içine gizleyip örten de mutlaka zarara uğramış(cezasını çekecek)tir.
Felah ne demektir?
Dünyada her çeşit sıkıntılardan ve gönül darlığından kurtulup ruhsal huzura kavuşmaya ve ahrette cehennem azabından kurtulup cennete kavuşmaya felah denir.
İnsanın felaha kavuşması, nefsini kötü huylardan, içini ve dışını günahlardan arındırmasına yani nefsini emarelikten kurtarıp en azından levvameliğe çıkarmasına bağlıdır. Bunun dışında başka bir alternatif yoktur. Bunu başarabilmek için de öncelikle nefsimizi yani kendimizi bilelim ve bu yolda gerçekten azimli, sanırlı ve kararlı olalım.
Nefs-i Emmare Nedir:
Yüce Allah buyuruyor:
(Yusuf dedi ki) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü nefis şiddetle kötülüğü emreder, ancak Rabbimin koruması başka! Kuşkusuz Rabbim çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor :
‘Cehennem nefse hoş gelen şeylerle perdelenmiş, cennette nefsin istemediği şeylerle(sabır, sebat, ibadetlerle) perdelenmiştir.’
‘Gerçek pehlivan güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiği zaman nefsine hakim olandır.’
‘Akıllı kişi, nefsine hakim olan ve ölümden sonrası için çalışandır.’
Nefs-i Levvame Nedir?
Yüce Allah buyuruyor:
‘Pişmanlık duyup kendini çok çok kınayan nefse yemin ederim.
Gönlü uyanan, gerçekleri araştıran ve yapmış olduğu günahlarından dolayı içi yanıp ah diye pişman olan kimsenin öncelikle Nasuh tevbesi yapması ve bu kapıdan levvame makamına giriş yapması gerekir.
Nasuh Tevbesi Nedir?
Yüce Allah buyuruyor:
Ey iman edenler! Nasuh tevbesi ile Allah’a tevbe edin. Umulur ki Rabbimiz sizin seyyiat (günah)larınızı örter ve sizi alt tarafından ırmaklar akan cennetlere koyar.
Geriye dönüşü olmayan gerçek ve samimi tevbeye Nasuh tevbesi denir. Tevbenin gerçek ve samimi olması için öncelikle günahlardan kopmak, yaptıklarına pişman olmak ve ileride artık günah işlememeye kararlı olmak gerekir.
Tevbeden Sonra
Gönüllerin manevi gıdası zikirdir. Susuz kalan çiçekler sararıp solduğu ve sonuçta öldüğü gibi manevi gıdadan yoksun kalan gönüller de sararıp solar yani daralır, sıkılır ve sonuçta ölür. Gönlün ölümü dinde duyarsızlık gaflet ve ruhsal bunalım demektir.
Gönül darlığından, ruhsal bunalımdan ve nefs-i emarenin kötü huylarından kurtulup nefs-i levvame derecesine çıkmak için, ilahi emirleri uygulayalım, yasaklarından kaçınalım, her zaman her yerde, Allah Allah ya da La ilahe illallah diye zikir edelim.
Bıkkınlık gelmeden sabırla yolumuza devam etsek, gördüğümüz güzel rüyalara ve küçük kerametlere takılıp kalmasak ve dini yaşantımızdan asla taviz vermesek, gönlümüz uyanmaya, ufkumuz açılmaya ve nefs-i levvameyi de aşıp daha üst derecelere yükselmeye başlarız.



About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt