NUR VE ZULUMAT
Melekler
Nurdan yaratılan ve madde ötesi ruhsal varlıklar olan meleklerde şehvet, öfke, onur, benlik ve ihtiras gibi nefsani(hayvansal) duygular olmadığından aralarında tartışmaz ve Allah’ın emirlerine isyan etmezler. Ayrıca yemez, içmez, rızık peşinde koşmaz ve eşlenip üremezler.
Sürekli ruhsal zevkler ve manevi feyzlerle yaşayan melekler, feyzlerinin ve ruhsal zevklerinin kesintiye kesintiye uğramaması için sürekli Allah’ı hamd ile tesbih eder ve Yüce Allah’ın emirlerini yerine getirirken en büyük mutluluğu yaşarlar.
Hayvanlar
Zulümattan yani sadece madde alemindeki ölü atomlardan yaratılan ve madde ötesi alemlerle ilişiği sağlayacak duyguları olmayan hayvanlar, melekler gibi akıllı bilinçli ve uyumlu olamaz, manevi feyzleri tadamaz ve ruhsal zevkleri yaşayamazlar.
Dünyada sevap ve ahrette cennet beklentileri olmayan ve ölümü bilmeden yaşayan hayvanlar, şehvet ve öfke gibi nefsani duygularını tatmin etmek için gece-gündüz rızık peşinde koşuşur, avını yakalama ya da canını savunma amacı ile birbirleriyle boğuşur, yer, içer ve eşlenip ürerler.
İnsanlar
İnsanı hayvanlardan ayıran, yeryüzüne halife kılan meleklere secde yaptıran ve cennete aday yapan, ölü atomlardan yaratılan bedensel yapısı değil, ilahi bir sır olan  ruhu ve kalbinin derinliklerindeki gönül denilen nurani duygusudur.
İnsan gönül denilen nurani duygusu ile kendini yaratan Rabbini bilir ve sadece O’na yönelir. Ölümü bile bile yaşama zorunluluğunda olan insan, nefsini ve gaflet perdelerini aşıp Rabbine yönelince ve sadece O’na kulluk edince, melekler gibi manevi feyzler alır, tüm duyguları ile tatmin olur ve ruhsal huzura kavuşur.
Her çeşit sıkıntı, bunalım ve gönül darlığından kurtulmak isteyenler, ruhsal huzuru ve mutluluğu arayanlar, tevbe edip gönüllerin i günahlardan arındırsalar ve Allah Allah diye yansalar, kendilerini başka dünyalarda bulur ve huzura kavuşup her açıdan mutlu olurlar.
Günahlardan arınan ve Allah sevgisi ile dolan gönüllere gayb aleminden manevi kapılar açılır ve o kapılardan gizli sırlar gelmeye başlar. Zamanla onlar gönül ehli olur ve yapacakları her işi gönüllerine danışırlar. İşte gerçek insanlık budur, çünkü insan bu fıtrat üzere yaratılmıştır.
İnsan bu fani dünyada nurun simgesi olan ruhsal hayatı tercih ederse sonu cennetle noktalanır. Zulümatın simgesi olan hayvansal hayatı tercih ederse, sonu cehennemle noktalanır.

About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt