Giderek tüketici, materyalist ve dünyevî bir kültürel atmosferde yaşamaya başladığımız için, ruhlarımızı doyurabilmek aslında hiç de kolay değil; gün geçtikçe daha da zorlaşıyor.

Günümüz kültürünün meydan okuyucu ve manevî beslenmeye pek dostça bakmayan kısıtlayıcılığı içinde, ruhlarımızı nasıl besleyecek, iyileştirecek ve yenileyeceğiz? İşte pratik yollar…

Bataklık Olmayın, Nehir Olun

Akan su hayattır. Dağların ve ormanların içinden doğan su, tazelik ve sağlık getirir, çünkü akmaktadır. Bunun tam aksine, bataklık durgundur ve hastalık üretir; üstelik kendisine akan suyu tutar ve onu da bozar. Öyleyse, tutup biriktirmeye çalışan biri olmak yerine, kendi dışına akmaya ve vermeye çalışan biri olmak gerekir. Eğer içimizdeki iyilik potansiyelini saklı tutar ve onun dışarıya akmasına izin vermezsek, manevî dünyamız çürümeye yüz tutar, duygularımız cılızlaşır. İşte, bu nedenle iyi yanlarımıza çektiğimiz setleri paramparça etmeli ve güzel niyetlerimizin bir nehir gibi akmasına izin vermeliyiz. Çünkü tazelik ve hayat, akmaktadır.

Size Yapılan İyiliklerin Farkına Varın

İnsan unutkandır. Her an hayatımıza akıp durmakta olan iyilik ve lütufları unuturuz. Şefkatli Yaratıcımızın sonsuz iyiliklerini, başka insanların bizim için yaptığı iyilik ve yardımları unuturuz. Bu dalgınlığı aşmanın yollarından biri, son bir haftada ya da bir günde bize yapılan iyilikleri not etmek olabilir. Mesela, bir gün aile üyelerinizin size yaptığı iyilikleri not edebilirsiniz. Başka bir gün, komşularınızın yaptığı iyilik ve yardımları; başka bir gün arkadaşlarınızın, başka bir gün ise bir düşmanınızın iyilik ve yardımlarını liste halinde yazabilirsiniz.

Sözlerinizde İnsanların İyiliğini İsteyen Dualara Yer Verin

Dilinizi “Allah seni korusun ve affetsin”, “Allah kalbini, seni ve tanıdıklarını huzurlu kılsın”, “Allah sana ve ailene hep merhamet nazarıyla baksın”, “Allah çocuğunuzu kendi istediği şekilde yetiştirmenizi nasip etsin”, “Yeni işiniz hayırlı olsun” gibi dua sözlerine alıştırın ve bunları arkadaşlarınız, dostlarınız ve tanıdıklarınız için söyleyin. Sizi ve çevrenizdeki insanları manevî olarak yükseltecek, cesaretlendirecek ve olumlu bir bakış açısına yöneltecek duaları taze ve yeni sözlerle gönülden dillendirin. Dilinizi duaya alıştırmanız, ruhunuzun kuvvet ve enerjiyle dolmasına sebep olur.

Toplu İbadetlere İştirak Ederek Ruhunuzu Besleyin

Manevî yönünüzü güçlü kılmak için dua ve ibadet için harcadığınız zamanı arttırmalısınız. Dua, namaz, tefekkür gibi ibadetleri mümkün olduğunca topluluk halinde yapmak, topluluğun ortak hareketinden doğan sinerjiden istifade etmenizi sağlar.

Allah’a Tevekkül Edin

Manevî gelişme ya da yükselme, zaman içinde inançta ve imanda belirli sıçramalar yaşamak anlamına gelir. Bu sıçramaları belli ölçüde başarmış bir kişinin, elde ettiği başarıları sadece kendi şahsî gayretine ve ilmine bağlaması düşünülemez. Öyleyse iman etmenin ve manevî yükselmenin göstergelerinden biri de, ortaya konan gayretten sonra sonucu Allah’ın yarattığını teslim etmek ve hırçın bir şekilde sebeplere saldırmamaktır. Manevî yükselme yaşamış bir kişi, elinden gelen her şeyi yapar ama bütün bunları yaparken Allah’a ve kadere imanı onu huzurlu ve sakin hareket etmeye yönlendirir. O Allah’a güvenir, başarı için ihtiyaç duyduğu sebeplerin etrafında toplanmasına Allah’ın yardım edeceğini bilir.

Birisinin İman Etmesine Vesile Olun

Yaşadığımız dünyada yaralı ve kalbi kırık insanlar ağırlıkta. Belki de şefkat ve merhamete her zamankinden çok ihtiyacımız var. Bunun için birbirimize destek olmalıyız. Allah’ın sonsuz rahmetinin dünyaya hâkim olması için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Çünkü insanların buna ihtiyacı var. Olur ki, bizim aracılığımızla kalpleri dine ısınır.

Minnettar Bir İnsan Olun

Her yeni günü Allah’ın bize gönderdiği bir hediye olarak görmeli ve güne O’na olan minnettarlığımızı ifade eden bir duayla başlamalıyız. O günün bize birtakım sıkıntılar getireceğini düşünüyorsak bile, güne bir teşekkür duasıyla başlamayı ihmal etmemeliyiz. Yine, gün içinde ne kadar zorlu olaylarla karşılaşırsak karşılaşalım, akşamın ilerleyen saatlerinde bir şükür duası yapmalıyız.

Dostlarınızın Manevî Yolculuklarını Paylaşın

Manevî olarak yükselmek ve gelişmek isteyen birisini bulduğunuz zaman onunla dostluk edin. Belli aralıklarla dinî ve manevî konuları müzakere etmek üzere bir araya gelin. Göreceksiniz ki, bu düzenli görüşmeler manevî yükselmeniz için güzel basamaklar olacaktır.

Hizmet Edin

İçinde yaşadığınız topluma hizmet etmenin yollarını araştırın. Bunlar, özellikle karşılığında bir ödül almayacağınız hizmetler olsun. Sokakta gördüğünüz bir çöpü yerden almak, yaşlı birisini karşıdan karşıya geçirmek, otobüste ihtiyacı olan birine yer vermek ya da bir yayayı gideceği yere kadar götürmek gibi.

Biraz Yalnız Kalın

Filozof Nietzsche’ye göre yalnızlık bizi kendimize karşı daha dayanıklı; başkalarına karşı daha müşfik yapar. Her iki açıdan da karakterimizi geliştirir. Belli aralıklarla kalabalıktan ve hayatın gürültüsünden uzaklaşmak ruhumuza iyi gelir. Gün içinde birkaç dakika sadece Allah’la beraber olmaya çalışmalıyız. Sessizlik zihnimizi hayatın getirdiği problemlerden uzaklaşır ve Allah’ın yardımıyla sessizlikte düşüncelerimiz sıhhat bulur.

Namaz Kılın ve Oruç Tutun

Namaz kılmak Allah ile olan bağımızı diri tutar, dinî duyarlılığımızı kalıcılaştırır. Oruç tutmak ise bir yandan her arzunun peşinden koşmak isteyen nefsimizi terbiye etmeyi, diğer yandan yoksul kişilerin hallerine yakınlaşmayı, onlara karşı empatik olabilmeyi mümkün kılar. Dolayısıyla özellikle Ramazan ayının çok verimli bir şekilde geçirilmesi manevî hayatımızı kuvvetlendirmek için kritik bir öneme sahiptir.

Üzüntünüzü ve Sıkıntınızı Allah’a Havale Edin

Canınız bir şeye sıkıldığında ya da gündelik işlerinizde bir engellemeyle karşılaştığınızda gönlünüzün rahatlaması ve önünüzün açılması için Allah’a dua edin. O size biri kapalı olsa bile başka bir kapıyı açacaktır. Öyleyse büyük küçük demeden her sıkıntı ve üzüntünüzü Allah’a havale edin ve O’ndan yardım isteyin.

Etrafınıza Sevgi Yayın

Nereye giderseniz oraya sevginizi de götürün. En önce kendi evinize… Gülen yüzünüz, nezaketiniz, gülümsemeniz ve sıcak selamınızla insanları mutlu etmeye çalışın. Size gelen kişilerin yanınızdan ayrılırken kendilerini daha mutlu hissetmelerine vesile olun.

Kur’an-ı Kerim, Tefsir ve Hadis Kitapları Okuyup Tefekkürünüzü Genişletin

Kutsal kitabımız “yaş ve kuru her ne varsa içinde yer aldığı” bir kitaptır. Bize yol gösteren, bizi bilgilendiren, bize kim olduğumuzu bildiren, bizi uyaran boyutlarıyla ruhumuzu çepeçevre kuşatır. Dolayısıyla Kur’an-ı Kerim’i ve onu şerh etmek için yazılmış tefsirleri okumaya ve anlamaya zaman ayırmalı, bunu düzenli bir iş haline getirmelisiniz. Ardından okuduklarınızı tefekkür etmelisiniz. Gerekiyorsa o bölümlerin bazı yerlerini ezberleyip ileride lazım olduğunda belleğinizi yardıma çağırabilirsiniz.

Bugünü Size Bol Lütuflu Kılması İçin Allah’a Dua Edin

Olgun ve kâmil bir mümin olabilmek ve bu yolculuğa heyecanla devam edebilmek için, Allah’ın size bunları lütfetmesi arzusunu dualarınıza taşıyın. Bunu günlük faaliyetinize henüz başlamamışken, sabahın ilk saatlerinde yapın. Bu maksatla kısa bir dua yapmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz: “Allah’ım, bugünü Senin lütfuna eriştiğim bir gün kıl.” Sonra gün içinde gözlerinizi ve kulaklarınızı dört açın. Karşılaştığınız sıradan biri, yaşadığınız basit bir olay, belki de sizin o gün elde edeceğiniz kazanımı içinde barındırıyor olabilir. Allah size olan lütfunu böyle küçük sürprizlerle gönderebilir.

Zamanınızın Bir Kısmını Doğal Ortamlarda Geçirin

Dinin tabiatını hakkıyla bilenler, tabiatın dini anlamak için ne kadar önemli olduğunu bilirler. O yüzden zamanınız elverdiğince tabiatta vakit geçirmeye çalışın. Tabiattaki her şey; Allah’ın azametinin izlerini taşır. Ağaçlar, Allah’ın kudretini ve şefkatini anlatır. Gökyüzü, Allah’ın mühendisleri kıskandıracak işçiliğinden haber verir. Geceleri gökyüzünde ayın ve yıldızların saçtığı ışık, Allah’ın dünya evini gece de olsa karanlıkta bırakmadığını anlatır.

Tercih Hakkınızı Kullanın

Ne tür bir ortamda bulunuyor olursanız olun her zaman bir tercih hakkınız vardır. Hayal kırıklığı ve üzüntü yerine, neşe ve dinamizmi seçin. Nefret yerine, sevgiyi seçin. İntikam yerine, affetmeyi seçin. Olduğunuz yerde durmak yerine, gelişmeyi seçin. Unutmayın ki karşılaştığımız olaylar bizim içimizde olabilecek en iyi seçeneği de doğurabilir en kötü seçeneği de. Tercih sizin.

About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt