» » » » Basımıza Gelen Musibetlerin 5 Faydası


Güçlükler ve musibetler, kılık değiştirmiş nimetlerdir.


“Başımıza kötü şeyler geliyor” düşüncesinin olumsuz etkisine karşın, “Kötü şeyler iyi kimselerin başına gelir” diye düşünmek daha yerinde olur. Yüce Allah, en zor mücadeleleri en sağlam kullarına yükler. Bu dünyada ne zaman bir güçlükle karşılaşsak hatırlamamız gereken bir düsturdur bu.

Şimdi zorluk ve musibetlerin sağladığı faydaların küçük bir listesini yapalım:

1. Bu dünyanın faniliğini gösterir.

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

“Ahiret yurduna (oradaki hayata) gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı!”

Kur’an-ı Kerim Meali, Ankebut Suresi, 64. Ayeti


Musibetler bize bu dünyanın kısa, geçici bir yer olduğunu, davranışlarımızın asıl sonucunun burada değil, öbür dünyada görüleceğini hatırlatır. Bu dünyanın hastalık, yorgunluk, meşakkatle dolu olduğunu, ahiretin ise bu sıkıntılardan tamamen arınmış olduğunu öğretir. Ahiretin işte bu huzuruna, ferahına özlem duyar ve bu uğurda çaba göstermek için motive oluruz.

2. Bizi yüce Allah’a yaklaştırır.
“Mükâfatın büyüklüğü, belanın şiddetine göredir. Allah, sevdiği topluluğu belaya uğratır. Kim başına gelene rıza gösterirse, Allah ondan hoşnut olur. Kim de rıza göstermezse, Allah’ın gazabına uğrar.”

Hadis-i Şerif Meali, Kaynak: Tirmizî, Zühd 57, (2396)

Yani hayatımızdaki güçlükleri kabullenip üstesinden gelmek için gayret edersek, Allah’ın takdiri ile kesin olarak kazanacağız. Tersine, umutsuzluğa kapılır ve pes edersek, kaybedeceğimiz de kesindir. Her şeyin Allah’tan geldiğine ve O’nun bize asla taşıyabileceğimizden fazla bir yük yüklemeyeceğine inanmak zorundayız. Bu şekilde Yaratıcımıza yakınlaşır ve dinimizle de daha barışık yaşarız.


Allah (cc) bizim imtihanları geçmemizden hoşnut olur. O’nun rızasını ve hidayetini de imtihanları korkusuzca göğüsleyerek elde edebiliriz. Allah Teala, bizi nimetlerine mazhar olan, gazabından korunanlardan eylesin.

3. Günahlarımızdan arınmamıza vesile olur.
Ebu Hureyre’den (ra) rivayet edildiğine göre, Rasulullah (sav) buyurdular: “Mü’min erkek ve kadının nefsinde, çocuğunda, malında bela eksik olmaz. Ta ki hatasız olarak Allah’a kavuşsun.”


Hadis-i Şerif Meali, Kaynak: Muvatta, Cenaiz 40, (1, 236)

Hz. Enes’ten (ra) rivayet edildiğine göre Rasulullah (sav) buyurdular: “Allah bir kuluna hayır murad etti mi onun cezasını tacil edip dünyada verir; bir kulu hakkında da kötülük murad etti mi onun günahlarını tutar, kıyamet günü cezasını verir.”


Hadis-i Şerif Meali, Kaynak: Tirmizi, Zühd 57, (2398)
Hz. Aişe’den (ra) rivayet edildiğine göre Rasulullah (sav) buyurdular: “Müslüman’a bir diken batması ve ondan daha büyük bir şey isabet etmez ki bu yüzden Allah onun mertebesini bir derece yükseltmiş ve/veya bir günahını silmemiş olsun.”

Hadis-i Şerif Meali, Kaynak: Müslim, Birr 46-47 (2572)


Bu güzel hadisler, bu dünyadaki zorlukların gerçek mahiyetine dair delillerdir. Allah Teala bize gösteriyor ki hayatta önümüze koyduğu engeller ancak bizim ahirette cennete gidiş yolumuzu açmak için. Başımıza gelen her imtihanın farkında olmalı, bize sıkıntı veren her şeyden ahiret için bizi temizlediğinden dolayı memnun olmalıyız. Allah ne kadar büyük!

4. Sabrımızı artırır.
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.

Kur’an-ı Kerim Meali, Bakara Suresi, 153. Ayeti

İslam’da sabır, sağlam kararlar vermemize rehberlik ederek bizi doğru yolda yürüten bir ışık gibidir. Fakat dürüst olalım, çoğumuz bu ışığı nadiren kullanıyor ve dünyaya karşı öfkemizi hepten alevlendiriyoruz. Allah (cc) sabredenleri sevdiğine göre biz de sabredenlerden olmayı hedef edinmeliyiz. Bu, İslam’da sabırlılık erdemine verilen büyük değerin de göstergesidir.


Musibetleri sabırla karşıladığımızda sorunlarımıza çözüm bulmamız, başımıza gelenin ne kadar haksız olduğuna dair veryansın etmemizden daha çabuk olacaktır. Mademki Allah (cc) sabredenlerle beraber, bizler de O’nun yanında olmak için gayret etmeliyiz.

5. Ecrimizi artırmaya vesile olur.
Zorluk zamanında ibadetin “özel bir lezzeti ve mükafatı” olduğu söylenir. Hepimiz biliriz ki işlerin yolunda gitmediği dönemler moralimiz bozulur ve zaman zaman öfkemize yenilerek ibadetlerimizi ihmal ettiğimiz olur. Halbuki Allah (cc) zor anlarımızda O’na yönelip yardım istememiz için bize bir fırsat tanımıştır. Zaten yalnız O’na kulluk edip yalnız O’ndan yardım dileriz. Allah Teala da aciz bir halde O’na koşmamızdan memnun olur ve derecemizi yükseltir.

Ma’kıl İbn Yesar’ın (ra) rivayet ettiğine göre, “Rasulullah (sav) buyurdular:

“Herc (fitne) zamanında ibadet, tıpkı bana hicret gibidir.”

Hadis-i Şerif Meali, Kaynak: Müslim, Fiten 130, (2948)

Öyleyse gelin, Allah’a ibadet ve şükretmeyi yalnız iyi günlerde değil, belki de daha fazlasıyla zorluk zamanlarında yapalım, ki böylece sevgili Peygamberimiz’in (sav) sahabelerinden sayılabilelim. Güçlük ve musibetleri Allah’a (cc) yakınlaşmaya fırsat bilelim, yaşadıklarımızın semeresini alıp cennet kapılarından öylece girelim inşallah.


Şüphesiz en iyisini bilen Allah’tır.
(Alıntı)

About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt