» » » » » » » Abdülkadir Geylani Hazretleri - Gunyetut Talibin - 5 - Hac ve Umre


İslâm dinini kabul eden bir kimse için; şartlar yerine gelmiş ise, derhal Hâccını ve ömre vazifesini yerine getirmelidir.


Haccın şartları şu sayılanlardır :

İslâm dinine girdikten sonra hür olmak.

Bülûğ çağına gelmiş bulunmak. 

Yolda yiyeceğe ve bineceğe gücü yetmeli.

Yolun engelli düşmandan temizlenmesi ve yolda yürüme imkânının bulunması. (Yani : Vasıtalı veya vasıtasız yol gidilebilir olmalı.)

Vaktin müsait olması.

Binekte gidip gelebilecek kadar bedenin sağlıklı bulunması.

Hem binek bulmaya, hem de yolda yenecek şeylere güç yetmeli.

Bu şartlar yerine geldikten sonra, hacca gitmek gerekli olur.

* * * 

Hacca gidecek kimse, çoluk çocuğunun geçimini temin etmelidir. Onlara temin edeceği geçim, dönüşüne kadar onlara yeterli olmalıdır. Ayrıca, onlara oturacak yer de temin etmelidir.

Hacca giderken, üzerinde borçları var ise, onları ödemelidir.

Hacca giderken, dönüşünü de düşünmelidir. Döndükten sonra, kendisine yetecek mal, kira geliri veya sermaye bulunmalıdır.

Hacca gidecek kimse; anlatılan imkânlardan yoksun bulunuyorsa, çoluk çocuğuna bıraktığı yeterli değilse, borçlarını da ödememiş ise, bu durumda hacca çıkması, günah olur; dargınlığa uğrar. Bu mânâda, Resulüllah S.A. efendimiz şöyle buyurdu :

— «Bir kimseye günah olarak, geçimini temin etmekte olduğu kimseleri hiçe sayması yeter.»

Aykırı harekette bulunmadan hac ve umre vazifesini yapıp dönerse, kendisinden hac vazifesi tamam olmuş olur.

Abdülkadir Geylani Hazretleri Gunyetü't Talibin eserinden hac ve umre bölümünü sesli olarak dinlemek için videoyu tıklayınız

HAC
a) İhrama giriş şekli., 
b) İhramlı kimse nin yapmaması gereken işler..

İhrama girildikten sonra, baş örtülmez.

Dikişli elbise giyemiyeceği gibi, mest de giyemez. Bunları yapan kimseye, bir koyun kurbanı lâzım gelir. Meğer ki, giyeceği dikişsiz bir izar ve nalın bulamamış ola... Bu1 durumda, kendisine bir şey lâzım gelmez.

Bu arada, bedenine ve elbisesine de koku sürmemelidir. Eğer kasden bunu yapar ise, yıkaması ve bir koyun kurbanı kesmesi gerekir.

Yine ihramlı iken, tırnaklarını kesmemesi ve tıraş olmaması gerekir. Tırnaklarından üç tane, bedeninden veya başından üç kıl kopanr ise, bunun için de bir koyun kurban kesmesi gerekir. Kestiği tırnak veya kopardığı kıl bundan daha az olur ise, bir müdd (yâni, yüz yetmiş üç dirhem ve bir dirhemin üçte bir miktarı) yenecek sadaka verir. Amma her kıl ve tırnak için.

Kendisi için ve başkası için nikâh kıyamaz.

Ric’î talâk ile boşama durumundan dönebilir.

İhramlı kimse, kadını ile ve cariyesi ile cinsî birleşme yapamaz; ne fercinden, ne de başka yerinden.. Böyle bir şey yaptığı takdirde haccı boşa gider. Ama, akabe cemrini (taşını) atmadan evvel yapar ise.

İhramlı kimsenin, elle doyum yoluna gitmesi câiz olmaz. Bakmak sureti ile de menisini getiremez. Şayet bu yapılmaması gerekeni yapar da menini de gelir ise, o zaman kendisine kefaret lâzım gelir. Bu kefaret : Bir koyundur.

İhramlı kimsenin avlanmaması gerekir. İster eti yenen hayvanlardan olsun, isterse eti yenen ve yenmeyen hayvanların doğurduğu olsun.

Keza ihramlı, kendisi için avlananı, işaret ettiği, gösterdiği, boğazlanmasına yardım ettiği av etini de yiyemez. Meselâ : Kesilirken tutarsa, emanet bıçak verir ise, yerini gösterir ise.

Şayet ihramlı iken, bu avlanma işini yapar ise, avlanan cinsten bir tane ceza olarak kefaret ödemesi gerekir.

İhramlı iken avladığı deve kuşu ise, onun için bir deve kurbanı lâzım gelir.

Vahşî eşek avlamış ise, bir sığır kurban etmesi gerekir.

Yaban öküzü ve benzeri hayvanlardan avlamış ise, onun için bir sığır kurbanı lâzım gelir.

Bir geyik, tilki, avlamış ise, onun için bir keçi kurban etmesi icab eder.

,Sırtlan avlayan bir koç kurban eder.

Tavşan avlayan, bir dişi oğlak kurban eder.

Arap tavşanı avlayan kimse, dört aylık bir dişi oğlak kurban eder.

Büyük keler avlayan kimse, bir oğlak kurban eder.

Avlanan şeylerin büyüğüne büyük, küçüğüne de küçük kurban kesilir. Yâni : Avlanan şeyin benzeri sıfatında bir kurban kesmek gerekir.

Avlanan şey güvercin olur ise, her biri için bir koyun kurban edilir.

Avlanıp Öldürülen hayvanın misli ve benzeri yok ise, onurt değeri nakit olarak sadaka verilir. Onun kıymetini takdir için de, İki adaletli müslümanın görüşü alınır.

İhramlı kimsenin, ehlî hayvanı boğazlaması ve onun etinden yemesi caizdir.

Yine ihramlı için; yılan, akrep, kuduz köpek, yırtıcı hayvan, (arslan) kaplan, kurt, pars, fare, alaca karga, dölengeç kuşu, doğan kuşu, çeşitlerini; arı, sivrisinek, pire, kene, kertenkele, karasinek ve bunlardan başka yer haşerelerini (zararlı ise..) öldürebilir.

Eziyet verir duruma gelmiş ise, karınca da öldürülebüir. Keza bit ve bit sirkesi de eziyetli durumda ise, öldürülür. Amma, bir rivayete göre.. Bir rivayete göre de, bunları öldürenin sadaka vermesi gerek. Ama ne mümkün ise..

Harem-i Şerif avlan korunmalıdır. Şayet Harem-i Şerifte avlama yapılır da biri öldürülür ise, bunun hükmü : Yukarıda anlatılan avlar için verilen hükümdür.

Harem-i Şerifin ağaçlan kesümez ve sökülmez. Şayet böyle bir şey yapılır ise, büyük ağaçlara bir sığır, küçük ağaçlara da bir koyun kurban edilir.

Medine-i Münevvere dahilinde de avlanmamak ve oranın ağaçlarını kesmemek gerekir. İhramlıya bunları yapmak haramdır.


Ancak, Medine-i Münevvere’de; avlanan veya ağaç kesen kimsenin cezası onun üstündeki elbisenin soyulmasıdır. Bunun elbisesi, o işleri yaptıktan sonra soyan kimseye helâldir.

HAC İÇİN NİYET 

Hac için yapılacak niyet; bütün maddî kirlerden temiz, edep yerleri kapalı ve abdestli halde yapılmalıdır. Bu mânâda, Resulüllah S.A. efendimiz şöyle buyurmuştur :

— «Kitbe-i Muazzama’da yapılan tavaf namaz gibidir. Ancak Allah-u Taala. orada konuşmayı size mübah eyledi.»

Tavaf işi bittikten sonra, Makam-ı İbrahim Halil Aleyhisselâm’ın arka tarafında, kısadan iki rikât namaz kılar. Bu namazın birinci rikâtında Fâtiha’dan sonra, birinci rikâtında Kâfirûn Sûresini, ikinci rikâtındaysa İhlâs Sûresini okur.

Bundan sonra tekrar Hacer-i Esved’e gider elini sürer.

Sonra Safa kapısından çıkar; Safa’ya doğru yükselir. Kabe’yi görmek mümkün olduğu kadar ilerler. Bu arada üç kere tekbir alır; sonra şu duâyı okur :

— Bizi buna kavuşturan Allah’a hamd olsun. Allah’tan başka ilâh yoktur. O birdir; ortağı yokturv

Onun vaadi doğrudur; kuluna yardım etti. Tek olarak bütün gruplan hezimete uğrattı. Allah’tan başka ilâh yoktur. Ancak ona ibadet

ederiz. Kâfirler istemese de, onun için dinde ihlâslıyız.

Sonra Safa'dan iner. Anlatılan üstteki duâyı iki üç kere okur.

Sonra yürüyerek gelir; Mescid’in yanma dikilen yeşile doğru ilerler. Onunla arasında altı zira’ kalır. Bundan sonra yürümesini sür’atlendirir. Taa, iki yeşil mile kadar. Bundan sonra yürümesini yavaşlatır; Merve’ye kadar gider onun üzerine çıkar. Safa üzerinde ne yaptıysa, burada da aynını yapar.

Sonra oradan iner. Yürümeye başladığı yere gider; sür’atli gitmesi gereken yere geldiğinde de sür’atli gider. Taa, Safa’ya kadar devam ettirir.

Bundan sonrakileri de aynı şekilde yapar; yediyi tamamlar.

Böylelikle, işe Safa’dan başlar; Merve’de bitirir.

Tavaf işinde anlattığımız gibi, sa’yi yaparken de temiz olmak lâzımdır. Yani : Abdestli ve tertemiz olarak.


Bu sa’y işini bitirdikten sonra; yalnız umre için ihrama girmiş ise, kurbanını da göndermemiş ise, saçını tıraş eder veya kısaltır. Yapılması helâl işleri de yapar.

İHRAM GİYMEK ŞEKLİ 

Üst kısma örttüğü örtüye anlatılacak şekilde sarınır :


İhramı sağ koltuğu altından çıkarır; sol omuzuna atar. Sağ omuzunu açık bırakıp, sol omuzunu kapatır.

HACCIN VACİPLERİ 

Haccın vacipleri beştir :

a) Gece yarısından sonraya kadar Müzdelife’de gecelemek..

b) Mina’da gecelemek..

c) Taş atılacak yerlerde taş atmak..

d) Tıraş olmak..

e) Veda tavafı yapmak..


Bunların biri terk edildiği takdirde, kurban kesmekle yerine gelir. Bu kesüecek kurban da koçtur. Tıpkı : Namaz vacipleri terk edilince, sehiv secdesi ile yerine geleceği gibi..

HACCIN SÜNNETLERİ 

Haccm sünnetleri on beş tanedir :

a) İhrama girmek, Mekke-i Mükerreme’ye girmek, Arafat’ta vakfeye durmak, Müzdelife’de gecelemek, Mina’da kalındığı günlerde taş atmak, ziyaret ve veda tavafları için gusül etmek.. Yani: Boy abdesti almak..

b) Kudüm tavafı..

c) Sa’y esnasında, yeri geldikte kahramancasına omuzlarım sallayaraktan yürümek..

d) İhramın bir ucunu sağ koltuğu altından çıkarıp sol omuzuna atmak; sağ omuzu da açık bırakmak.. Yani : Tavaf esnasında ve sa’y sırasında..

e) İki rükne el sürmek..

f) Aynı yerleri öpmek..

g) Safa’nın ve Merve’nin yükseğine çıkmak..

h) Mina’da üç gün gecelemek..

ı) Meş’ar-ı Haram’da vukuf..

i) Taş atılacak üç yerde vukuf..

k) Hutbe..

1) Zikirler.

m) Yeri geldiği zaman, sa’yi şiddetlendirmek.

n) Normal yürünecek yerlerde normal yürümek.

o) İki rikât tavaf namazı kılmak.

Bu yapılması gereken işleri yapmayan bir kimse, en faziletli bir işi


terk etmiş olur o kadar.. Kendisine bu en faziletli işi kaçırmaktan başka bir şey lâzım gelmez.

HACCIN RÜKÜNLERİ 

a) İhrama girmek..

b) Arafat’ta vakfeye durmak.

c) Ziyaret tavafı..

d) Safa ile Merve arasındaki sa’y..

Şayh’ten gelen rivayete göre, haccın rüknü ikidir :

a) Arafat’ta vakfe..

b) Kâbe-i Muazzama’yı tavaf..

Ancak, sağlamı birinci rivayettir.

Her kim, anlatılan rükünlerden birini terk eder ise., onun haccı noksan olur ki, tamamlanması gerekir. Ya aynı sene yerine getirilir; yahut gelecek sene.. Amma ihramlı olaraktan..

Böyle bir noksan, kurban kesmekle giderilmez..


İHRAMA GİRİLECEK SINIRLAR 

1. FASIL: İhrama girilecek sınırlar. Yani : Mik’at yerleri..

İhrama girilecek sınırları şöyle sıralayabiliriz :

a) Şark tarafından geliyorsa, onun ihrama gireceği yer: Zaturk’ tır. (Buranın Mekke-i Mükerreme’ye uzaklığı altmış mildir. Bu sınır, Irak tarafından gelenler içindir.)

b) Mağrib tarafından gelenler (Mısır, Şam ve Türkler) için ihrama girme smın Cuhfe’dir. (Bura Tebük yolu üzerindedir.)

c) Medine’den gelenlerin ihrama girecekleri sınır ise, Zülhuleyfe’dir.

d) Yemen tarafından gelenlerin ihrama girecekleri yer ise, Yelemlem’dir. (Yelemlem, Mekke-i Mükerreme’nin güneyinde bulunan bir dağın adıdır.)

e) Necd tarafından gelenlerin ihrama girecekleri sınır ise, Kam’ dir. (Kara : Arafat civarında yüksek bir dağın adıdır.)

* * * 

İhrama girecek kimse, öncelikle yıkanır, boy abdesti alır; temizlenir. Şayet temizlik için su bulamazsa o zaman teyemmüm eder.

Sonra, belinden aşağı kısım için bir parça, belinden yukarısı içü. de ayn bir parça bezle sarınır.

İhram için sarındığı her iki parça da beyaz ve temiz olmalıdır.

İhramını giydikten sonra koku sürünür ve iki rik’ât da namaz kılar.

Bu işleri yaptıktan sonra ihrama girer. Kalben de, ihrama gireceğine niyet eder.

Umre için de telbiye eder. Mütemetti ise en faziletlisi budur. (Yani : O anda umre haccı için ihrama girmiş ise, sonradan bu ihramdan çıkar, esas farz olan hac için yeniden ihrama girer.)

Yalnız hac etmeye veya haccı umreyi beraber yapmaya niyet etmiş ise, yine de telbiye eder.

Bu durumda, şu duayı okuması şart olur :

— Allahım, umreyi, haccı, hem haccı hem umreyi niyet ediyorum. (1) Bana kolay getir; bu ibadetlerimi kabul buyur. Durağım, beni tuttuğun yerdir.

Sonra telbiye eder ki, telbiyenin okunuşu şöyledir :

— Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lâ şerike leke lebbeyk, innelhamde vennimete leke vel-mülke leke lâ şerike leke.

(Mânâsı şudur :

— Allahım emrine geldim; emrine geldim. Emrine geldim; senin şerikin yoktur. Hamd sana mahsustur; nimet şenindir. Mülk de şenindir; şerikin yoktur.)

Bu telbiyeyi okurken, sesini yükseltir.

Şu yerlerde telbiye okunur :

İhrama girdikten sonra.

Kıldığı beş vakit namazların sonunda.

Gece basarken, gündüz açılırken.

Arkadaşları ile karşılaştığı zaman.

Yüksek bir yere çıktığı zaman.

Aşağı bir vadiye indiği zaman.

Kendisi gibi, telbiye okuyan birini duyduğu zaman.

Harem-i Şerif’te ve oranın mescidlerinde.

Bu arada, Resulüllah S.A. efendimize salâvat-ı şerife de okumalıdır.

Telbiye okuduktan sonra, kendisi için sevdiği bir şeyle duâ okur.

Dipnotlar: (1) Anlatılan hac vazifelerinden hangisini yapacak ise., duâsında onu söyler.

Mekke-i Mükerreme’de yapılacak işler..

Durum müsait olursa, Mekke-i Mükerreme’ye arafeden birkaç gün önce girmelidir.

Mekke-i Mükerreme’ye girmeden evvel tam bir boy abdesti almalıdır.

Mekke-i Mükerreme’ye de oranın en yüksek tarafından girmelidir.

Meöcid-i Haram’a ulaştığı zaman, Beni şeybe kapısından içeri girmelidir.

Kâbe-i Muazzama’yı görür görmez, elini açıp şu duâyı okumalıdır :

— Allahım, selâm sensin, selâm şendedir. Rabbımız, bizi îslâmla yaşat.

Allahım, bu beytin büyüklüğünü, şerefini, keremini, heybetini ve iyiliğini artır. Buraya hac ve umre için gelenin, ta’zîm edenin büyüklüğünü ve şerefini artır. Keremini ve kıymetini çoğalt.

Allah’a çokça hamd olsun; şanına nasıl lâyıksa öyle.. Keremine, izzetine, celâline nasıl yaraşırsa öyle...

Beni bu beyte ulaştıran, buna beni lâyık gören Allah’a hamd olsun.

Her halde Allah’a hamd olsun..

Allahım, beytini hacca bizi davet ettin; bunun için sana geldik

Allahım, beni kabul buyur; beni affet, her işimi iyileştir

Senden başka ilâh yoktur.

Son cümleyi okurken, sesini yükseltir.

Daha sonra kudüm tavafı yapar.

Ömre..

Ömrenin yapılma şekli aşağıda anlatıldığı gibidir.

ömre yapacak kimse, önce yıkanır; temizlenir, boy abdesti alır ve koku sürünür.

İki rikât namaz kılar.

Namazını kıldıktan sonra, daha önce anlatılan ihram giyme sınırlarında ihrama' girer.

Yedi kere, Kâbe-i Muazzama’yı usulüne göre tavaf eder.

Safa ile Merve arasında sa’y eder.

Bu işleri tamamladıktan sonra, saçını ya tıraş eder; yahut kısaltır.

Kurban göndermemişse, ihramdan çıkar.


Şayet ömre yapacak kimse, Mekke-i Mükerreme’de ise.. Ten’im’e gider. Orada ihrama girdikten sonra, anlatılan işleri yapar.

Ömre ve rükünleri..

Ömre yapmanın rüknü üçtür :

a) İhram giymek..

b) Kâbe-i Muazzama’yı tavaf etmek..

c) Safa üe Merve arasında sa’y etmek..

ömrenin vacibi bir tanedir : Tıraş olmak..

Ömrenin sünnetleri ise şunlardır :

a) İhram giyerken gusül edip boy abdesti almak..

b) Yeri geldikçe okunacak duâlar.

c) Tavaf esnasında meşru zikirler.

d) Sa’y..


Bunların terkine dair hükmü, hac bahsinde anlattık.

TAVAF 
Bundan sonra, Hacer-i Esved’e doğru gider; oraya elini sürer; imkân bulursa öper. Şayet öpemez ise, elini oraya sürer; sonra kendi elinin içini öper.

Şayet izdihamdan dolayı elini süremez ise, uzaktan el sürer gibi işaret eder. Şu duâyı da okur :

— Bismillâh Allahü Ekber. Allahım, sana imân ettim, kitabını doğruladım. Sana verdiğim sözü tuttum, Peygamberin Muhammed’in S.A. sünnetine uydum.

Bundan sonra, kendi sağ tarafından başlayıp tavaf eder.

TAVAFIN ŞEKLİ ŞÖYLEDİR

Kâbe-i Muazzama’nın kapışma döner gelir. Oradan da sür’atle Kâbe-i Muazzama’mn oluğu bulunan Hacer’e kadar gider.

Burada sürat şu mânâyadır : Adımlarım, birbirine yakın atmak. Bu şekilde Rükn-ü Yemanî’ye ulaşır. Burada elini sürer; ama öpmez.

Hacer-i Esved’e dönüp geldiği zaman, bunu bir şavt (tavaf) sayar.

Bundan sonra, ikinci ve üçüncü kere şu duâalan okuyarak tavaf eder :

— Allahım, bunu makbul hac eyle. Makbul amel kıl. Günahlara bağışlanma sebebi eyle.

Bundan sonraki dört tavafında adımlarını yavaşlatır. Adımlarını birbirine yaklaştırıp daha sakin süyürür.

Bu esnada şu duayı okur :

— Rabbım, bağışla, merhamet eyle. Benden bildiğin şeyleri affet. En Aziz en Kerîm sensin.

— Allahım, bize dünyada iyilik ver; âhirette iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru.


Daha sonra, dünyaya ve âhirete dair ne muradı varsa, onu için duâ eder.

 TERVİYE GÜNÜ 

(Arefedcu bir gün evvel)

Zilhicce ayının sekizinci günü olduğu zaman, Mekke-i Mükerreme de ihrama girer; Mina’ya gider. Orada öğlen, ikindi, akşam, yatsı namazlarını kılar ve orada geceler. Daha doğrusu sabah namazını kılar.

Güneş doğduğu zaman, diğer insanlarla beraber, Arafat durağına gider".
Gün dönüp de öğlen olduğu zaman, imam hutbe okur. Bu hutbede imam şu hususları öğretir :
a) Arafatta durmayı.
b) Durak yerini ve vaktini.
c) Arafat’tan dönüşlerini.
d) Müzdelife’de namaz kılmalarını ve orada gecelemelerini.
e) Şeytan taşlamayı.
f) Kurban kesmeyi.
g) Başı tıraş etmeyi.
h) Kâbe-i Muazzama’yı tavaf işlerini.

İmamın anlattıklarını iyi duyup anlamak için mümkün olduğu kadar ona yakın durulur.
Daha sonra, imamla beraber öğlenle ikindi namazını birlikte kılar. Her iki namaz için, ayrı ayrı kamet okunur.

Daha sonra Cebel-i Rahmet’e ve Sahrat’a imama yakın olarak gider.

Orada Kıbleye doğru döner ve durur. Orada durduğu süre, Allah-ü Taâlâ’ya çokça duâ ve senâ eder.

Orada yapacağı duâ, çoğunlukla şu duâ olmalıdır :

— Allah'tan başka ilâh yoktur. O birdir; ortağı yoktur. Mülk onun dur; hamd ona mahsustur.

öldürür; diriltir; ama o ölmez, diridir.

Hayır onun elindedir; o her şeye kadirdir.

Allahım, kalbime nûr ver; gözüme nûr ver; kulağıma nûr ver. İşimi kolay eyle.

İmamla beraber, vakfede durmayı kaçıran kimse; imam durak yerinden ayrıldıktan sonra, Kurban Bayramının ikinci gecesi ona yetişir. Bu kadarına yetişen kimse, vakfeye yetişmiş olur; aksi halde haccı kaçırmış olur.

Müzdelife yolunda imamla beraber gider ise sakin, vakarlı ve ağırbaşlı olmalıdır.

Müzdelife’ye ulaştıktan sonra, imamla beraber akşam ve yatsı namazını kılar. İmamla cemaat olup namaz kılmayı kaçırır ise tek başına kılar.

Sonra yükünü açar; orada geceler.

Müzdelife’den taş toplar. Yahut nereden bulursa oradan alır. Bunların yetmiş taş olmasını sayar. Bu taşların büyüklüğü nohut veya fındık kadar olmalıdır; daha küçük ve daha büyük olmamalıdır.

Burada, mümkün ise gusül etmesi müstehaptır.

Sabah oldukta ise, sabah namazını kılar. Ortalık aydınlanmadan sabah namazını kılmaya çalışır.

Bundan sonra Meş’ar-ı Haram’a gelir; orada vakfeye durur. Burada, Allah’a hamd eder, sena eder, Kelime-i Tevhîd okur, tekbir getirir ve duâ okur. En uygunu orada şu duayı okumasıdır :

— Allahım, Sen bizi burada duruttun; orayı bize gösterdin. Biz de hidayet ettiğin gibi, zikrine durduk.

Bizi bağışla, bize merhamet eyle; bunu bize vaad etmiştin. Sözün gerçektir.

Daha sonra şu âyet-i kerimeyi okur :

— «Arafat’tan ayrılıp Meş’ar-i Haram’a geldiğiniz zaman, orada Allah’ı zikredin. Allah size nasıl hidayet ettiyse, onu öyle anın. Siz daha önce dalâlette idiniz. (2/198)

Sonra insanların dağıldığı tarafa siz de dağılın. Allah’tan bağışlanmanızı dileyin. Allah Gafûr Rahîm’dir.» (2/199)

Gün doğup ortalık aydınlandıktan sonra, Mina’ya gider ve orada toplanma yerine koşar.

Minâ Vadisine gittikten sonra, orada Akabe cemresini atar; bu yedi âdet taştır. Her taşı attıkça tekbir okur. Taşı atarken, koltuk altları görününceye kadar elini kaldırır. Resulüllah S.A. efendimizin böyle attığı anlatıldı.

Atacağı her taşın ilk defasında telbiye etmez.

Bu taş atışım gün doğduktan sonra ve öğlenden evvel yapar.

Teşrik günlerinde dahi, öğlenden sonra taşını atar.

Taşını atıp bitirdikten sonra, eğer kurbanı yanında ise keser. Saçının tümünü de ya kısaltır; yahut tıraş eder. Şayet kadın ise, saçından bir parmak kırpar.

Bundan sonra, Mekke-i Mükerreme’ye gider; orada gusül eder ve abdest alır. Ziyâret tavafını da, niyet tayin ederek yapar.

Sonra makamın arkasına geçip iki rikât namaz kılar.'

Namazı kıldıktan sonra; isterse, Safa ile Merve arasında sa’y eder. Zira, sa’y vazifesi, Kudüm tavafında ondan düşmüştür.

Bundan sonra, ihramlı iken, kendisine haram şeylerin hepsi helâl olur. İhramdan evvel kendisine ne helâl ise, onlar artık kendisine helâldir. .

Sonra Zemzem kuyusuna gider; oradan kana kana içer. İlk içişte şu duâyı okur :

— Bismillah.

Allahım, bu suyu bize faydalı kıl; bol rızık, kanmak, doymak ve şifa eyle. Ama, her dertten... Bununla kalbimi yıka, onu korkunla doldur.

Bundan sonra Mina’ya gider, orada üç gece kalır.

Daha önce de anlattığımız gibi üç taşlamayı yapar. Her gün, yirmi bir taş atar.

İlk taş atılacak yerden başlar ki, burası, taş atılacak yerlerin Mekke’ye en uzağıdır. Mescid-i Hayf’e doğrudur. Bu ük taş atılacak yeri soluna alır; yüzünü de Kıbleye çevirir.

Başkasının taşı kendisine isabet etmemesi için, ilk cemre yerinden biraz öne geçer. Sonra, burada durur duâ eder. Eğer imkânı varsa, Bakara Sûresi uzunluğunda bir duâ okur.

Bundan sonra, orta taş atma yerine gelir. Burayı da sağma alır; Kıbleye döner; önceki gibi duâ eder.

Sonra sonuncu taş atma yerine gelir ki, burası :

— Cemre-i Akabe..

Olarak bilinir. Burayı da sağma alır.

Daha sonra vadiye iner. Orada Kıbleye döner; ama vakfe yapmaz.

Kalan ikinci ve üçüncü günler de aynısı yapar.

Eğer acelesi varsa, üçüncü gün taş atmaz. Beraberindeki taşları oraya gömer; Mekke-i Mükerreme’ye doğru yola çıkar.

Abtah’a gelir; orada öğlen, ikindi, akşam ve yatsı namazlarım kılar. Orada bir miktar uyuduktan sonra, Mekke-i Mükerreme’ye girer. Orada ikamet edebüir. Dilerse Zâhir ve Ebtah gibi yerlerde de ikamet edebilir. 

Şayet Kâbe-i Muazzama’ya girmek isterse, oraya yalınayak girer. Nafile olarak namaz kılar; sonra da Zemzem suyundan kana kana içer. Bu içişinde istediği şekilde duâ eder. Allah’tan ilim, mağfiret, rıza ister. Zira, bu mânâda Resulüllah S.A. efendimiz şöyle buyurdu :

— «Zemzem suyu içilen niyete göredir.»

Kâbe-i Muazzama’ya dayanmayı ve ona bakmayı çoğaltmalıdır. Bazı haberlerde Resulüllah S.A. efendimizin şöyle buyurduğu anlatılmıştır :

— «Kâbe-i Muazzama’ya bakmak ibadettir.»

Kâbe-i Muazzama’dan, yedi defa veda tavafı yapmadan çıkmamalıdır.

Daha sonra Rükn ile Bab arasında durur şu duâyı okur :

— Allahım ben Senin kulunum, kulunun oğluyum, kadın kulunun oğluyum.

Yarattığın şeylerden emrime verdiğin üzerinde beni buraya getirdin. Beni beldelerinde gezdirdin; taa, nimetlerine ulaştırdın. Bana vazife olanı yapmamda yardım, ettin. Eğer benden razı isen, rızanı artır. Olmazsa, şu anda beytinden ayrılmadan bana ihsanını ver. Eğer iznin olursa, şimdi ayrılma animdir. Seni de, beytini de bir şeye değişmem; ne senden ne de beytinden ayrılırım.

Allahım, bedenime âfiyet ver. Cismime sağlık ver. Dinimi koru. Gideceğim yeri güzel eyle; Beni hayatta bıraktığın süre, taatmı bana nasib eyle.

Bana dünyanın ve âhiretin hayırını bir arada ver. Sen her şeye kadirsin.

Bu duâdan sonra, dünya ve âhiret için hayır dualarda bulunabilirse iyidir.

Daha sonra, Resulüllah S.A. efendimize salâvat okur.

Artık Mekke-i Mükerreme’de ikâmet etmez.


Şayet Mekke-i Mükerreme’de kalacak olursa, tavafı yeniler. Tavafı yenilemez ise, bir koç kurbanı keser.

HACCIN CİNSİ BİRLEŞME İLE BATIL OLMASI 

Haccın cinsî birleşme ile., bâtıl olması..


Hac ibadeti ancak cinsî birleşme ile bâtıl olur. Bu birleşme ister kadının tenasül yerinden isterse başka türlü.. Amma inzal şarttır.

HAC İŞİNDE VAKİT DARALINCA 

Hac vazifesinde, vakit daralacak olursa, ihram giyilecek sınırda ihramını da giyinmiş ise., hacı adayı hemen Ârâfat’ta vakfeye durmakla işe başlar. Sonra güneş battıktan sonra oradan gider; anlattığımız gibi, Müzdelife’de geceler. '

Daha sonra Mina’ya gider; taş atar.

Daha sonra da, Mekke-i Mükerreme’ye gider; orada iki tavaf yapar. Birinci tavaf ile kudum (geliş) tavafına niyet eder. İkinci tavaf ile de, ziyaret tavafına niyet eder.

Daha sonra, Safa ile Merve arasında sa’y eder.

Bunları yaptıktan sonra, her şey kendisine helâl olur.

Bundan sonra, Mina’ya üç gün için atılacak taşları atmaya gider.

Bütün bunları yaptıktan sonra da, anlattığımız işleri tamamlar.


Kaynak: Gunyet'üt Talibin, Hakkı Arayanların Kitabı ve Müridlerin Kitabı Abdulkadir Geylani,

About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt