Obezite ve kilolu olmak çağımızda birçok insanın problemi.

Amerikada nüfusun büyük oranı yıllardır obezite ile savaşıyor, aşırı kiloları yüzünden bastonlarla yürümek zorunda olan genç Amerikalı turistler gelirdi birkaç yıl önce ülkemize (turizm bitirilmeden önce).

Batının para amaçlı tuzaklarından birisi önce şişmanlat sonra ilaçlara mahkum et. Kilo aldırmak için reklamlarla vb özendirilen sağlıksız beslenme ve kilo verdirme yalanı adı altında satılan ilaçlar ve kilo sonucu oluşan hastalıklara yapılan ilaçlar.. büyük bir pazarı oluşturuyor. Ne yazık ki ülkemiz de artık bu pazarın büyük bir bölümünü oluşturuyor. Milyonlarca insan fazla kilo yüzünden dolayı oluşan hastalıklarla boğuşuyor. Bir çok genç kız kilo kaygısı yüzünden ölüyor. Her yıl milyarlarca dolar para Batı ülkelerinin fast food  ve ilaç firmalarına ülkemiz tarafından kazandırılıyor. 

Oysa ki müslüman bir ülkeyiz ve elimizin altında her derde deva niteliğinde bir kitap, sünnetler ve din var. Ne yazık ki dinimizi anlatanlar sadece cehennemden bahsettiği için İslamın değerini bilmiyoruz. 

Blogumda İslamın faydalarına yer vermeye karar verdim.Sağlıkla kilo vermek ve kilo almamak de İslamın faydalarından birisi.

İlaçlarla, diteyisyenlerle, eşortmanlarla, ayakkabılarla yapamayacağınız şeyi İslamı yaşayarak yapabilirsiniz. 
İhtiyacınız olan;
1.Kuranı Kerim Meali
2. Peygamber Efendimizin Hadisler Kitabı
3.Her gün aşağıda belirteceğim zikir ve duaları okumak
4. Kendinizi her halinizle sevmek. Unutmayın ki siz çok değerlisiniz. Allah sizi seviyor ve size sağlıklı bir beden armağan etmişti. Hiçbir şey için geç değil, yeniden başlayabilir, sağlıklı bir vücuda ve beslenme şekline İslamla kavuşabilirsiniz.

Kuranı Kerimde Allah buyuruyor ki;

"Ey iman edenler! Allah'ın size helâl kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez." (5/Mâide, 87)

“Ey Âdem oğulları! Her mescide gidişinizde zînetli elbiselerinizi giyin; yiyin, için, fakat israf etmeyin; Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (7/A’râf, 31)

Hadis-i Şerifler Rehberliğinde Kilo Verme

“Âdem oğlu, midesinden/karnından daha şerli/fena bir kap doldurmamıştır. Belini doğrultacak birkaç lokmacık ona yeter. Yok, birkaç lokma ile yetinmeyecekse (nefsinin galebesiyle) ille de midesini dolduracaksa hiç olmazsa onu üçe ayırsın: (karnının) üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğine/suya, üçte birini de nefesine (ayırsın, üçte birden fazlasına yemek koymasın).” (Tirmizî, Zühd 47 –2381-; İbn Mâce, Et’ıme 50 –3349-; Kütüb-i Sitte, 11/131; Riyâzu’s Sâlihîn, Açlığın Fazileti Bâbı, hadis no: 26)

“Ey Ebû Zer! Yemeği ve konuşmayı azalt ki, cennette benimle beraber olasın.” (Mişkâtu’l Mesâbih, hadis no: 4238; Keşfu’l Hafâ, h. no: 3278)

“Benden sonra, ümmetim için üç hususta korkuyorum. Bunlar, sapık arzular, bilgiden sonra gaflet, çok yemek ve şehvetlere tutulmaktır.” (Câmiu’s Sağîr, 1/13)

“Yiyin, için, sadaka verin ve giyinin. Ancak kibirlenmeyin ve israf etmeyin. Şüphesiz Allah (c.c.) nimetinin eserini (görüntüsünü) kulunun üzerinde görmek ister.” (Buhârî, Libas 1, 7/182; İbn Mâce, Libas 23, Hadis no: 3605, 2/1192; Nesâi, Zekât 66; K. Sitte, 16/361)

Bu konuda bir hadis-i şerif şöyledir: Hz. Âişe (r. anhâ) anlatıyor: “Ashâb, bir koyun kesmişti. Bu sırada bir dilenci geldi. Etten bir miktar verdiler. Derken başka gelenler oldu, onlara da verdiler. Geriye yine de et kaldı. Rasulullah (s.a.s.) sordu: “Koyundan geri ne kaldı?” “Sadece omzu kaldı” dediler. Peygamberimiz ise: “Omuzu hâriç geri tarafı kaldı!” buyurdu. (Tirmizî, Kıyâmet 34 –2472-; K. Sitte, 11/141)

Rasulullah’ın (s.a.s.) ashâbı dediler ki: “Ey Allah’ın Rasulü! Biz yiyoruz, ancak bir türlü doymuyoruz (ne yapalım)?” Bunun üzerine Rasulullah: “Ayrı ayrı yiyor olmayasınız?” diye sordu. “Evet” dediler. Rasulullah da şöyle buyurdu: “Öyleyse yemeğinizde toplanın (bir sofra kurarak hep beraber yiyin), yemeğe Allah’ın ismini zikrederek (bismillâhirrahmânirrahîm diyerek) başlayın. Böyle yaparsanız yemeğiniz, hakkınızda mübârek/bereketli kılınır.” (Ebû Dâvud, Et’ıme 15, -3764-; İbn Mâce, Et’ıme 17, -3286-; K. Sitte, c. 11, s. 98)

Sizden kimse sakın sol eliyle yiyip içmesin. Çünkü şeytan soluyla yer içer.” (Müslim, Eşribe 106, -2020-; Ebû Dâvud, Et’ıme 20, -3776-; Tirmizî, Et’ıme 9, -1801-; Muvattâ, Sıfatu’n Nebî 5, -2, 922, 923-; K. Sitte, 11/102)

"İki kişinin yiyeceği üç kişiye, üç kişinin yiyeceği de dört kişiye yeter." (Buhari, Etıme, 11)

"Mü'min bir mideyle (bir kişilik) yer (içer), kâfir ise yedi kişilik yer (içer)." (Buhari, Et'ıme, 12)

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir avuç çürük hurma ile de olsa akşam yemeği yeyin. Zira akşam yemeğinin terki ihtiyarlık sebebidir." Tirmizi, Et'ime 46, (1857)

Ayetler ve Hadisler Eşliğinde Kilo Vermenin Yolları:
Sevgili Müslüman kardeşim yukarıda bahsettiğim ayet ve hadisleri kendimize rehber edinirsek kilo vermek için:
1. Yemeğe Allah’ın ismini zikrederek (bismillâhirrahmânirrahîm diyerek) başlayın. Böyle yaparsanız karnınız daha çabuk doyar.

2.Bir sofra kurarak hep beraber yemek yiyin, tek başınıza yemeyin.

3.Karnının üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğine/suya, üçte birini de nefesine ayır.

4.Yemek çok güzel olsa da, nefsin biraz daha ye dese de aşırıya gitme. 

5. Tabağınıza az alın, kalanı başkaları ile paylaşın.3 kişilik yemeği 1 kişi yemeyin. Arkadaşlarınızı yemeğe davet edebilir, pişirdiğiniz yemekten komşularınıza götürebilir, tek başınıza yemek yemeyip kocanızı bekleyebilirsiniz..böylece yemeğinizi paylaşmış daha az yemiş olursunuz.

6.Akşam yemeğini hafif bir şeylerle mutlaka yiyin.

7.Ağzınıza küçük lokmalar alıp, iyice çiğneyin.

8.Sağ elinizle yiyin.

9.Yemek sonunda bu güzel yemeği size verdiği için Allah'a teşekkür edin. Elhamdülillah deyin. 

10. İyice acıkmadan tekrar yemek yemeyin.

Kilo vermek için dualar:

**Kovulmuş Şeytan’ın şerrinden Allah’a sığınırım.
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adı ile..
Rabbim benim ve isteyen herkesin sağlıkla afiyetle kilo vermemizi nasip et. Rabbim Kuranı okuyup anlamamı ve ona uygun yaşamamı nasip et. Yemek konusunda İslama uygun hareket etmemi nasip et. Rabbim Senin yardımına muhtacım, bana yardım et, beni bir saniye bile olsun nefsimin eline bırakma. Amin

100 kere BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM 
100 kere ESTAĞFİRULLAH EL AZİM 
100 kere ALLAHÜMMESALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMED 
100 kere LA İLAHE İLLALLAH 
100 kere ALLAH 


Bitirdikten sonra İhlas,  Felak, Nas, Fatiha Sureleri okunur ve hasıl olan sevabı başta Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.s.v) efendimizin ve ashabı olmak üzere geçmişlerimizin ruhlarına hediye ve dua edilir.

**Günde 100 kere "Lâ Hâvle ve Lâ Kuvvete İlla Billahil Aliyyil Aziym" okunur.

**Gün içerisinde sık sık Şükür duası okunur: 
“Yarattıklarının sayısınca, zatını hoşnut edecek kadar, arşının ağırlığınca ve kelimeleri sayısınca yüce Allah’ı hamd ile tesbih ederim.”

**Gece saatlerinde yemek yemek istersen, fazla yemek istersen, fast food yemek istersen, karnının hepsini yemekle doyurursan...

Efendimizin ( aleyhissalâtuvesselâm ) duası okunur;

Rabbim! 
Ben muhtaç, fakir, yardım isteyen, sığınma talep eden, korkmuş, tedirgin ve günahını kabul ve itiraf eden bir kul olarak Senden miskinin istemesi gibi istiyor, Sana suçlu ve zelil kimsenin yalvardığı gibi yalvarıyor ve boynunu Sana eğmiş, Senin için gözyaşı dökmüş, cismi Sana itaatkar ve Sana mecbur olan korkmuş ve kör kimsenin duası gibi Sana dua ediyorum. 
Allah’ım! 
Beni Sana dua etmekten mahrum eyleme, bana karşı çok şefkatli ve çok merhametli ol ey kendisinden istenenlerin en hayırlısı verenlerin en hayırlısı!
Âmin.

**Gün içerisinde, nefsin aşırı yemek istediğinde, sağlıksız şeyler yemeyi canın çektiğinde 
Efendimizin (s.a.v) duası okunur:
“Allah’ım! Sen’den dinde sebat etmeyi, hidayet üzere kararlılık göstermeyi, nimetine şükretmeyi, Sana güzelce kulluk etmeyi isterim. Senden (her türlü kötülükten) arınmış bir kalp ve yalan söylemeyen sadık bir dil (vermeni) dilerim. Bildiğin hayırları Senden talep eder, bildiğin şerlerden Sana sığınırım. Bildiğin şeylerden dolayı Senden af dilerim. Hiç şüphe yok ki Sen her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilensin.”Amin

Rabbim hepimize İslama uygun şekilde yemek yemeyi nasip etsin inşaallah. Amin

Selam ve dua ile,
Zehra Karaaslan

About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt