Bir hadisinde Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:


“Her çocuk, akika kurbanı ile rehinelenmiştir. Bu kurban, (doğumunun) yedinci günü, onun adına kesilir. (O gün) saçı da tıraş edilir ve çocuğa isim de verilir.” Ebu Davud, Edahi 21, (2837, 2838); Tirmizi, Edahi 23, (1572); Nesai, Akika 5, (7, 166)

Bu hadisten de anladığımız üzere yeni doğan bir çocuğun saçı yedinci gün kesilmelidir. Fakat sünnete en uygun olanı bu olsa da mazeret nedeniyle arada bir gün veya hafta oynayabilir. Mümkün mertebe kendimizi ve çocuklarımızı bu hayırdan mahrum etmemeliyiz. Diğer bir hadiste ise Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Resulullah (sav), Hazreti Hasan (ra) için akika olarak bir koyun kurban etti ve: “Ey Fatıma!” dedi, “Çocuğun başını tıraş ettir ve saçının ağırlığınca gümüş tasadduk et!” Bu tavsiye üzerine Hazreti Fatıma çocuğunun saçı tartar ve ağırlığı bir dirhem veya buna yakın bir şeye denk gelir. Tirmizi, Edahi 20, (1519)
Bu konuya yakın bir diğer rivayette şöyledir: Cafer İbnu Muhammed babasından o da Hazreti Fatıma (ra)’dan rivayet ettiğine göre, Hazreti Fatıma, Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin’in, Zeyneb’in, Ümmü Külsüm (ra)’ün saçlarını tarttı. Bunların ağırlığınca gümüş tasadduk etti. Muvatta, Akika 2, (2, 501)

Bu konulardan anlıyoruz ki temel olan altın gümüş veya günümüz deyimiyle para değildir. Temel olan saçı kesilen bebek için Allah rızası niyeti ile sadaka vermektir. Yani bu sünneti yerine getirmek isteyen her Müslümanın yapması gereken en güzel şey, çocuğunun saçını yedinci gün keserek ağırlığınca gümüş veya o gümüşün değerince sadaka vermektir. Bunun yanı sıra çocuğun saçı doğduktan sonra kısa bir zaman içinde kesilerek gönülden geçtiği kadar ve gücün yettiğince Allah rızası için sadaka verilmesidir.

ALMANYA’DAKİ BÎR DOKTORUN ŞAŞKINLIĞI…

Almanya da yaşayan bir Müslüman kardeşimizz bir bebek dünyaya getirir.

Bebeği yedi günlük olunca saçlarını edip saçlarının ağırlığınca altın sadaka vermek sünnetini yerine getirir.

Bir kaç gün sonla bebeğini kontrol için doktora götürüyor.Doktor bebeği görünce çok şaşırıyor;

-”Bebeğinizin saçlarını siz mi kazıdınız, doğuştan mı saçları bu kadardı?” diye soruyor.

Genç anne;

-           ”Biz kazıdık ’’ deyince doktor şaşkınlığının sebebini açıklıyor:

-           “Pilim adamları daha 5 gün önce bunu yeni keşfettiler. Bebek doğduğunda 40 gün içerisinde saçlarının kazınması, bebeğin gözlerini kuvvetlendiriyor, saçlarını gürleştiriyor, zekâsını açıyor ve daha pek çok fayda sağlıyor, özellikle yedinci gün yapılması ile bu faydalan kat kat artırıyor. Peki ama siz bu yeni bilgiye nasıl ulaştınız? ” diyor. Genç anne;

-”Biz bunu Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)’den öğrendik deyince Alman doktor; (Genç kadının bu sözlerinden Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)’i şu an yaşayan biri zannederek)

-           “Sizin Peygamberiniz’e (sallallahü aleyhi ve sellem) bilimin yeni buluşları ne kadar çabuk ulaşıyor “diyor.

Genç anne;


-           “Peygamber Sfendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bizden 1400 küsür sene önce yaşadı ve de ahirete de teşrifetti” deyince doktor buz kesiliyor.

About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt