» » Zahmetler Nasıl Rahmete Döndü?


Selahaddin-i Uşaki Hz.leri, hocası Cemaleddin Uşaki Hz'lerinin kızı ile evlenmişti.


Çocukları olduktan sonra, Cemaleddin Uşaki, bir gün hiddetlenerek damadını evinden çıkardı ve:
- Al hanımını, evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini kendin temin et! buyurdu.
Selahaddin-i Uşaki, " Peki hocam, başüstüne " diyerek hanımı ile çocuğunu alıp evden ayrıldı.
Bu durum, onun için zahmetli bir haldi. Çünkü mevsim kıştı ve kar yağıyordu. Başlarını sokacakları bir evleri yoktu. Yolda yürürken bir evin önünde durdu.
Yolun karşı kıyısında oturan Tahir Ağa adlı sarayda vazifeli bir zat, o kış günü, onları o zahmetli vaziyette görünce, evine davet etti.
Tahir Ağa, evinde misafir ettiği Selahaddin Uşaki'ye sordu:
- Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hale düşüp sokaklarda kimsesiz garipler gibi dolaşıyorsunuz?
Selahaddin Uşaki:
- Bir gönül sultanının hiddetine uğradım, zahmete düştüm deyince Tahir Ağa:
- Sarayda kıymetli bir kılıç vardı. Onu korumak benim görevimdi. Ama bir gün kılıç kayboldu. Padişahımız 3. Mustafa, bana: " Bu kılıcı 40 güne kadar bul! Bulamazsan, en ağır şekilde seni cezalandırırım" dedi. Bugüne kadar kılıcı bulamadım. Son 5 gün kaldı. Artık ömrümün son anlarını yaşıyorum...dedi.
Selahaddin Uşaki, bir süre tefekküre daldı. Sonra başını kaldırıp Tahir Ağa'ya:
- Kılıç, sarayın falanca yerine düşmüş, üzerine de bez parçaları ile örtülmüş. Adamlarını gönder, oraya bir baksınlar dedi.
Tahir Ağa, hemen adamlarından birini oraya gönderdi. Giden kişi kılıcı orada bulup getirdi. Padişah da Tahir Ağa'nın suçu olmadığını anlayarak, ona 40 gün izin verdi.
Tahir Ağa, Selahaddin-i Uşaki'ye :
- Efendim,benim dar günümde hızır gibi benim imdadıma yetiştiniz. Yardımcı oldunuz. Siz de halinizi bize anlatınız, bakalım ben size yardımcı olabilir miyim? diye ricada bulundu.
Selahaddin Uşaki, halini Ağa'ya anlattı:
Tahir Ağa, onları bir süre evinde misafir etti. Sonra o semtte bir ev alarak, evin bütün ihtiyaçlarını da temin etti.
Bir gün Selahaddin Uşaki'ye:
- İzninizle filan eve gidelim, diyerek onu satın aldığı eve götürdü.
- Bu ev, size bizim hediyemizdir, dedi. Kabulünü rica etti.
Selahaddin Uşaki ve hanımı bu eve yerleştiler. Evsiz- yurtsuz zahmet içinde dolaşmaktan kurtuldular.
Tahir Ağa, en dar gününde Hızır gibi yetişen Selahaddin Uşaki'ye gönülden bağlanmış, ona halis bir öğrenci olmuştu. Daha sonra, bir dergah yaptırarak, Selahaddin Uşaki'nin hizmetine tahsis etti.
O dergahta Selahaddin Uşaki Hz.leri , şeyh olarak irşad faliyetlerine başladı. Çevresine faydalı oldu.
Bir gün, Selahaddin Uşaki Hz.leri,hanımını ve çocuğunu alarak, kayınpederi ve hocası Cemaleddin Uşaki Hz.lerinin evine gitti. Hocası ona:
- O günkü celalim ( hiddetim) sebebi ile, sen bugünkü ikrama kavuştun... ZAHMET GİBİ GÖRÜLEN O HAL,RAHMET TECELLİSİNE DÖNÜŞTÜ, buyurdu.

Alınacak Ders: Rahmete ermenin yolu çoğu kere zahmetin çilelerine katlanmaktan geçer. Bazen Allahın Celil isminin tecellisi gibi gürünen olayların içinden Cemil isminin cilveleri çıkar.

About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt