Hristiyanlık inancında Noel Baba yerine,İSLAM dünyasında da “Hızır Veli” inanışı vardır.


Halk inancına göre Hızır Veli,ölümsüzlük sırrı kendisine verilmiş bir ermiş kişidir.
Köleliğin yaşanır olduğu eski devirlerden birinde,Hızır veli bir gün çarşıda yürüyordu.Onun yüzündeki güven verici belirtiyi gören yoksulun biri,elini açıp ona şöyle dedi:
-Senin yüzünde bir cömertlik işareti görüyorum.Allah hakkı için bana bir şeyler ver.
Hızır Veli,”Allah hakkı için.” cümlesini duyunca ürpererek,titredi.Ancak elinde verecek bir şeyi yoktu o anda.Bir çare düşündü:
-Sana verecek bir şeyim yok.Ama adını andığın Allah’a gönülden inanmış biriyim.Şu halde beni köle olarak sat.Eline geçen para,benim sana sadakam olsun;sözün boşa gitmesin.
Olur olmaz derken yoksul adam,Hızır Veli’nin ısrarıyla onu 400 altına bir zengine satar.
Ancak zengin adam insaflı ve şefkatli biriydi.Satın aldığı bu esrarengiz kimseye ağır yük vermiyor,onu yorucu işte çalıştırmıyordu.Buna üzülen Hızır Veli,teklifini yaptı.
-Beni işini görmek için satın aldın.Görevimi yapmalı seni memnun etmeliyim.İşin neyse söyle onu yapayım.
-Madem ki görev yapmayı gönülden istiyorsun,zayıf yapılı olduğun halde çalışmaktan çekinmiyorsun;o halde şu taşları buradan al,şuraya götür ve istif et.
Dönüşte taşların hepsinin istif edildiğini gören zengin adam,işin bu kadar kısa zamanda nasıl yapıldığına şaşırdı.İşcisi yeni görev istiyor;çalışmayı boş durmaya tercih ediyordu.
-Öyle ise şuraya yapacağım ev için kerpice ihtiyacım var,kerpiç kesmeye başla,dedi.
İşlerini takip için uzaklara giden adam,yolculuktan dönünce,kerpiçlerin kesilip duvarların örüldüğünü de hayretle gördü,iyice şaşırdı.Bu işte bir sır var,diye düşündü.İşin aslını merak ederek sordu.
-Allah hakkı için ,sen kimsin bana açıkça söyle? Senin durumunda esrarlı bir hal var.
Bu söz üzerine Hızır Veli ,zengin adama.
-Beni sana köle eden cümleyi sende söyledin.Mecburum şimdi sana sırrımı açıklamaya.
-Hangi cümle o?
-Allah hakkı için,cümlesi.
-Sen kimsin ki,Allah ismi söylenince kendini bu kadar korku içinde hissediyorsun?
-Ben Hızır’ım.Bir yoksul benden Allah ismini zikrederek sadaka istedi.Veremedim.Beni satmasını,parasını almasını söyledim.O da beni size sattı.
Şimdi haber veriyorumki,bir adam ciddi bir ihtiyacı olmadan Allah’tan ismini ortaya koyar,mecbur kalmadan bu kutsal ismi maddi çıkarlarına alet ederse,kıyamette vücudunun etleri erimiş halde,kemikleri bir birine sürtünerek mahşere gelecektir!
Bunun üzerine saygısından titremeye başlayan zengin adam.
-Ey Allah’ın kutlu kulu,dedi.Seni bilmeden şahsi işimde çalıştırıp incittim.Kusuruma bakma.İşte servetim,malım ,mülküm. Nasıl istersen öyle kullan.
Hızır Veli ise şu karşılığı verdi:
-Ben mal,mülk,varlık içinde Allah’tan gaflet ederek yaşamaktansa Rabbime ibadet halinde varlıksız bir kul olmayı tercih ederim.
-Serbest bırak da gideyim,kulluk vazifemi yerine getireyim.
Adam:-Şu andan itibaren serbestsin,dedi.
Bunun üzerine oradan uzaklaşan Hızır’ın şöyle dua ettiğini işitiyordu.
“Beni önce adı hakkı için köle yapıp sonra da yine adı hakkı için kurtaran Rabbime sonsuz şükürler olsun.”
Alınacak Ders: Sorumluluk bilinci olan bir insan, Allah, peygamber gibi kutsal kavramları ve manevi değerleri maddi çıkarlarına alet etmekten son derece kaçınır.Ayrıca onları ulu orta yerli yersiz ileri sürmekten de titizlikle sakınır.

Kaynak: Esmaül Hüsna ve Hayatımıza Yansımaları

About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt