Salavat-ı Beşairu’l Hayrat’ın Fazileti:


Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla

İslam ve iman nimetini bize ihsan eden Allah’a şükürler olsun. Aziz ve Celil olan Allah, Peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme, ailesine ve ashabına her an salat ve selam eylesin.

Rivayet olunmuştur ki, ümmetin şeyhi ve imamların imamı, asillerin Seyyidi, Kutubların Kutbu Gavsu’l Azam Abdulkadir Geylani Hazretleri ( Allah ondan razı olsun) bazı tarikat ihvanlarına şöyle buyurmuşlardır:

Size açıklayacağım bu salavatı şerifeyi benden alınız. Zira ben ilham yoluyla bizzat Aziz ve Celil olan Allah’tan aldım. Sonra Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’ne arz eyledim ve faziletinden sual etmek istedim. Ancak daha sualimi sormadan önce buyurdular ki:

Bu salavatı şerifenin büyük faziletlerini saymak imkânsızdır. Şöyle ki müdavimlerini yüksek derecelere ve ulaşmak istedikleri gayelere eriştirir. Meşru olan isteklerine nail olurlar ve dualarını kabule şayan eyler. Bu salatı okuyan ve orada bulunanlar mağfiret olunur. Eceli gelince rahmet meleklerinden dördü zuhur eder. Birincisi lanetlenmiş şeytanın tasallutuna engel olur. İkincisi kelimei şehadeti kalbine ilham eder. Üçüncüsü Kevser suyundan içirir. Dördüncüsü, elinde bulunan altından bir tabak içindeki cennet meyvelerini sunar ve müjdeler. Makamını görmesi içim gözünü açıp bakmasını emreder. Cennetteki makamını, ruhu bedeninden ayrılmadan önce gözüyle görür.

Memnun ve sevinçli olarak kabrine girer. Korkmaz ve yalnızlık çekmez. Rahmet kapıları açılır, nurlar saçılır. Kıyamet gününde, sağında ve solunda yer alan melekler vasıtasıyla müjdelenir ve güven içinde olur. Kıymetli elbiseler giydirilir. Asil ve değerli atlara bindirilir. Hasret ve pişmanlık yaşamaz, hesabı da kolaylıkla görülür.
Sırat’tan geçerken ateşin dile gelerek söylediği “ Geç, ey Allah Teâla’nın azad edilmiş kulu! Ben sana haram kılındım” sözünü işitir ve önceden cennete girenlerle beraber cennete girer. Gümüşten kubbelere, altından saraylara, nurdan dokunmuş çadırlara, adeta bir dolunaya benzeyen göz kamaştırıcı güzellikteki hurilere; velhasıl görülmeyen, işitilmeyen, akla bile gelmeyen nimetlere nail olur.

Zira Fahri Alem sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nden şöyle rivayet olunmuştur.

Miraç gecesinde, Aziz ve Celil olan Allah, “Ya Muhammed! Yeryüzü, gökyüzü ve Kürsi kimindir ?” sualini sorduğunda, cevap olarak “Senindir ya Rabbi” demiş. Tekrar “Sen kiminsin ya Muhammed!” buyurunca, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem cevap vermekten hayâ ederek hemen secdeye kapanmış ve bir şey söylememiş ise de, Aziz ve Celil olan Allah, “Sen, bu salavatı okuyan kullarımınsın” diye cevap vererek büyük ihsan ve lütufta bulunmuştur. 

Ayrıca bu söze ilave olarak, Abdülkadir Geylani (kuddise sırruhul celi) Hazretleri şöyle buyurmuşlardır. Büyük ilahi nimetleri bir araya getiren bu salat ve selamın kıraatine devam eden ümmetin bahtiyarları için, rahmet kapıları ve hikmet yolları açılır. Tam bir ihlas ve kalp huzuruyla yapılan bir tilavet; köleleri azad etmekten, develeri kurban etmekten, akçeleri tasadduk etmekten ve ay ve günleri oruçla geçirmekten daha faziletlidir. Rızıklar kolaylaşır, ahlaklar güzelleşir, hacetler giderilir. 

Dereceler yükseltilir, günahlar affolunur, ayıplar örtülür. Zilletlerin defedilmesi ve izzetlerin toplanması hususlarında büyük bir faydası vardır.

Mekinuddin (kuddise sırrahul mübin) Hazretleri’nin buyurmuş oldukları gibi, bu salavatı şerifenin yüksek faziletleri ve büyük ihsanları nazarı itibara alınarak, ilahi lütuflara eren salih ve kâmil kişiler dışındakilere talim olunmamalıdır. Bu gibi zatların lisanından sadır olan salavatı şerifenin bir kere okunması bile hacetlerin giderilmesi için bir vesile olur. Ayrıca bu salavatı şerifedeki her bir ayeti kerime de Aziz ve Celil olan Allah’ın indinde şefaat edici olur. 

Bu salat ve selam, zikir ve taat ehlinin tilaveti, nasihat alanların mevizası ve Cenabı Hakk’a ulaşmaya çalışanların vesilesidir. Kur’an-ı Kerim’den alınmış (Kur’an-ı azîmin bir selavat-ı şerifesidir) ve “Beşairu’l Hayrat” (Hayırların Müjdeleri) ismi ile isimlendirilmiştir.

Salavat-ı Beşairu'l Hayrat'ın Latin Harfleriyle Okunuşu:

Bismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillahi rabbil alemine Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil mü’minîne bimâ kâlallahul azîmu ve beşşiril mü’minîne ve ennallahe lâ yudîu ecrel mü’minîne Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lizzekirîne bimâ kalâllahul azîmu fezkurunî ezkurküm üzkürullahe zikren kesiren ve sebbihuhu bükraten ve esilen hüvellezî yusallî aleyküm ve melaiketühü liyuhriceküm minezzulumâti ilânnuri ve kâna bil mü’minîne rahîma tahiyyatühüm yevme yelkavnehü selamün ve eaddelehüm ecren kerimen Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil amilîne bimâ kâlâllahül azîmu ennî leaüdîu amele amilin minküm min zekerin evünsâ ve men amile salihan min zekerin evünsâ ve hüve mü’minun feülâike yedhulunel cennete yurzakune fihâ bigayri hisâbin allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil evvebîne bima kâlâllahül azîmu feinnehu kâne lil evvebîne gafuren lehüm mâyeşâune inde rabbihim zalike hazâul muhsinîne allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri littevvabîne bimâ kâlâllahül azîmu innallahe yuhibbuttevvabîne ve yuhibbul mütetahhirîne ve hüvellezî yekbeluttevbete an ibâdihi ve ya’fu anisseyyiati Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmuhlasîne bimâ kâlâllahül azîmu femen kâne yercû likâe rabbihi felya’mel amelen salihan vela yüşrik biibâdeti rabbihi ehaden muhlisîne lehüddîne Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmusallîne bimâ kâlâllahül azîmu veekimissalâte innessalâte tenha anilfehşâi velmünkeri ekimissalâte ve’mur bilma’rufi venha anil münkeri vesbir alâ meâ esabeke inne zalike min azmil umuri Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilhâşiîne bimâ kâlâllahül azîmu vestainu bissabri vessalâti ve innehâ lekebiratün illa alâl haşiîne ellezîne yezunnune ennehum mülâku rabbihim ve ennehum ileyhi raciune ellezîne yezkurunallahe kıyamen ve kuuden ve alâ cunubihim ve yetefekkerune fî halkissamâvati vel ardi rabbenâ mâ halakte haze bâtilen subhaneke fekınâ azabennâri Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lissâbirîne bimâ kâlâllahül azîmu innemâ yüveffessâbirune ecrehüm bigayri hisâbin ülâikellezîne hedahümüllahü ve ülâike hüm ulul el bâb Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilhâifîne bimâ kâlâllahül azîmu velimen hâfe Mekâme rabbihi cennetâni ve emmâ men hâfe mekâme rabbihi venehennefse anil hevâ fe innelcennete hiyel me’va Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmüttakîne bimâ kâlâllahül azîmu ve rahmeti vesiat külle şeyin fesaktubuhâ lillezîne yettakune ve yu’tunezzekâte vellezînehum biayetinâ yü’minunellezîne yettabiunerrasulennebiyyel ümmiyye lehüm cezaâüddi’fi bimâ amilu vehüm fîl ğurufâti âminune Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmühbitîne bimâ kâlâllahül azîmu ve beşşiril mühbitînellezîne iza zükirâllahü vecilet kulûbühüm vellezîne yü’tune mâ atev ve kulûbühüm veciletün ennehüm ilâ rabbihim raciune Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lissabirîne bimâ kâlâllahül azîmu ve beşşirissâbirînellezîne izâ esâbethüm müsîbetün kâlu innâ lillahi ve innâ ileyhi râciune ülâike aleyhim salavatün min rabbihim ve rahmetün ve ülâike hümül mühtedune innî cezeytühümül yevme bimâ Sabarû ennehüm hümül fâizune Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilkâzimîne bimâ kâlâllahül azîmu vel kâzimînel ğayze vel âfîne aninnâsi vallahü yühibbul muhsinîne femen afâ ve aslaha ve ecruhü alâllahi innehü la yühibbuzzalimîne Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil muhsinîne bimâ kâlâllahül azîmu ve ehsinu innallahe yuhibbul muhsinîne men câe bil haseneti felahü aşrü emsâlihâ vemen câe bisseyyiati felâ yühzâ illâ mislehâ vehüm lâ yüzlemune Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmütesaddikîne bimâ kâlâllahül azîmu ve entesaddakû hayrün leküm inküntüm ta’lemune innallahe yeczil mütesıddıkîne Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmünfikîne bimâ kâlâllahül azîmu ve mimmâ razaknâhüm yünfikune vemâ enfaktüm min şey’in fehüve yühlifühü Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril Mübeşşiri lilşâkirîne bimâ kâlâllahül azîmu veşkürü ni’metallahi inküntüm iyyâhu ta’budune lein şekertüm laezîdeneküm velain kefertüm inne azâbî leşedidun Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lissâilîne bimâ kâlâllahül azîmu feinnî karîbun ucîbu da’veteddâi izâ daânid unî estacib leküm Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lissâlihîne bimâ kâlâllahül azîmu ennel arda yerisuhâ ıbâdiyes sâlihûne ülâike hümül vârisunellezîne yerisunel firdevse hüm fîhâ hâlidûne Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmusallîne bimâ kâlâllahül azîmu innallahe ve melâiketühü yusallune alennebî yâ eyyühellezîne amenu sallü aleyhi ve sellimu teslimen yü’tikum kifleyni min rahmetihi ve yec’al leküm nûren temşune bihi ve yağfir leküm vallahü ğafürün rahîmun Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmübeşşirîne bimâ kâlâllahül azîmu ve beşşirillezîne âmenu ve amilussâlihâti lehümül büşrâ fî hayâtid dünyâ ve fil âhireti lâ tebdîla likelimâtillahi zâlike hüvel fevzul azîmu Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil fâizîne bimâ kâlâllahül azîmu vemen yütiillahe ve rasulehu fekad fâza fevzân azîman Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lizzahidîne bimâ kâlâllahül azîmu elmâlu velbanune zînetül hayâtid dünyâ vel bâkiyâtüssâlihâtü hayrün inde rabbike sevâben ve hayrün amelen Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilümmiyyîne bimâ kâlâllahül azîmu küntüm hayra ümmetin uhricat linnâsi te’murune bilma’rufi ve tenhevne anil münkeri Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmustafîne bimâ kâlâllahül azîmu sümme evrasnâl kitâbellezînestafeynâ min ibâdînâ feminhüm zâlimun linefsihi ve minhüm Muktesiddun ve minhüm sâbikun bil hayrâti biiznillahi zâlike hüvel fadlül kebîru Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmüznibîne bimâ kâlâllahül azîmu kul yâ ibâdiyellezîne esrafü alâ enfüsihim lateknetû min rahmetillâhi innellâhe yağfiruzzunube cemiân innehü hüvel ğafururrahîm Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil mustağfirîne bimâ kâlâllahül azîmu ve men ya’mel suvâen evyezlim nefsehu sümme yestağfirillâhe yecidillâhe ğafuren rahîmen Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmukarrebîne bimâ kâlâllahül azîmu innellezîne sebakat lehüm minnâl hüsnâ ülâike anhâ müb’adune la yes’maune hasîsehâ vehüm fî mâştehat enfüsühüm hâlidune la yahzünühümül fezaül ekberu ve tetelekkâhümül melâiketü hâzâ yevmükümüllezî küntüm tuadune Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmü’minîne bimâ kâlâllahül azîmu innel müslimîne velmüslimâti velmü’minîne velmü’minâti velkânitîne velkânitâti vessâdikîne vessâdikâti vessâbirîne vessâbirâti velhâşiine velhâşiâti velmütesaddikîne velmütesaddikâti vessâimîne vessâimâti velhâfizîne furucehüm velhâfizâti vezzâkirînallâhe kesiren vezzâkirâti eaddallâhü lehüm mağfiraten ve ecran azîmen ve enleyse lilinsâni illâ mâseâ ve enne sa’yehü sevfe yürâsümme yüc’zâhül cezâel evfâ Allahümme salli aleyhi salaten tüşrahu bihâssuduru ve tehunu bihâl umuru ve tenkeşifu bihâşşuturu ve sellim tesliman kesîran daimân ilâ yevmiddîni da’vehüm fihâ subhânekellahümme ve tahiyyetühüm fihâ selâmün ve âhiru da’vehüm enilhamdülillâhi rabbil âlemîn 

Salavat-ı Beşairu'l Hayrat'ın Anlamı:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.

Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle müminleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

“ müminleri müjdele.” (Bakara 223)

“Allah'ın, müminlerin mükâfatını zayi etmeyeceği müjdesiyle sevinirler.” (Âli İmran 171)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle zikreden kalpleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"Beni anın ki bende sizi anayım.” (Bakara 152)

“Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin, onu sabah akşam tesbih edin. O sizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak için size merhamet edendir, melekleri de sizin için bağışlanma dileğindedir. Allah müminlere çok merhamet edendir. Allah'a kavuşacakları gün müminlere yönelik esenlik dileği selamdır. Allah onlara bol bir mükâfat hazırlamıştır.” (Ahzab 41 - 44) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle salih amel işleyenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

“Ben erkek olsun, kadın olsun sizden hiçbir amel edenin amelini zayi kılmam.” (Âli İmran 195) 
“Kadın ve erkek kim mümin olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girerler ve orada hesapsız olarak rızıklandırılırlar " (Mü'min 40)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle çokça tövbe edenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

“Şübhesiz ki Allah, çokça tevbe eden kimseleri bağışlayıcıdır.” (İsra 25) “Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır, işte bu muhsinlerin mükâfatıdır." (Zümer 34) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle tövbe edenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.” (Bakara 222)

“kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayandır." (Şura 25) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle ihlas sahiplerini müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın” (Kehf 110)

“dinde ihlâs sahipleri olarak,” (Beyyine 5 )

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle namazı dosdoğru kılanları müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"namazı dosdoğru kıl; çünkü namaz insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar” (Ankebut 45) 

“namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten alıkoy, başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdir. ” (Lokman 17) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle Rabbinin emirlerine itaat eden huşu sahiplerini müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

“sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz ağır bir şeydir, ancak huşu duyanlar için değil. Onlar Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten ona döneceklerini çok iyi bilirler.” (Bakara 45-46)

“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Rabbimiz bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız, bizi ateş azabından koru derler.” (Âli İmran 191)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle sabredenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle:

“sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.” (Zümer 10) 

“işte onlar Allah'ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.” (Zümer 18)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle Rabbinin huzurunda hesap vermekten korkan kimseleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

“Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye iki cennet vardır." (Rahman 46)

“Kim de Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa şüphesiz cennet onun sığınağıdır.” (Naziat 40-41)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle muttakileri (takva sahiplerini) müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım. Onlar resule, ümmî peygambere uyan kimselerdir." (Araf 156-157)

 “işte onların amellerine karşı kendilerine kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde emniyet içindedirler.” (Sebe 37)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle itaatkâr ve tevazu sahiplerini müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"Allah'a itaat eden alçak gönüllüleri müjdele ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. “(Hac 34-35) 

“Rablerine dönecekleri için, verdiklerini kalpleri ürpererek verirler." (Müminun 60)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle sabredenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle:

“sabredenleri müjdele. Onlar başlarına bir musibet gelince, biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz, derler. İşte Rableri katında rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır" (Bakara 155-157)

“Şübhesiz ki ben, sabretmelerine karşılık bugün onları mükâfâtlandırdım; gerçekten kurtuluşa erenler, ancak onlardır" (Mü'minun 111) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle öfkelerini yenenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

“onlar öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.” (Âli İmran 134)

“kim affeder, bağışlarsa onun mükâfatı Allah'a aittir. Şüphesiz ki Allah, zalimleri sevmez…” (Şura 40) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle güzel davranışlarda bulunan kimseleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"iyilik edin, şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.” (Bakara 195)

“kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulüm edilmez.” (En'am 160) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle sadaka verenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"borcu sadaka olarak bağışlamanız, eğer bilirseniz, hakkınızda daha hayırlıdır…" (Bakara 280)

“şüphesiz Allah sadaka verenleri mükâfatlandırır." (Yusuf 88)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle kazançlarını hayır yollarında sarf edenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.” (Bakara 3)

“Her neyi hayra harcarsanız O, onun yerine başkasını verir.” (Sebe 39)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle şükredenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle:

“Eğer yalnız ona ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.” (Nahl 114)

“Eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım; eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir." (İbrahim 7) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle dua edenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle:

"Ben onlara çok yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına karşılık veririm.” (Bakara 186)

"bana dua edin, duanıza karşılık vereyim.” (Mümin 60)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle salih kullarını müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

" Muhakkak yeryüzüne benim iyi kullarım varis olacaktır.” (Enbiya 105)

“İşte vâris olanlar, onlardır. Onlar ki, Firdevs (Cennetin)e vâris olurlar. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar." (Müminun 10-11) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle Peygamber Efendimize salat edenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona teslimiyetle salât ve selâm edin.” (Ahzab 56)

“ sizlere rahmetinden iki pay versin; size bir nur bahşeylesin ki onunla (yolunuzu görüp) yürüyesiniz, hem de sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” (Hadid 28) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle dünya ve ahiret hayırlarıyla müjdelenenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"İnanıp yararlı işler yapanları müjdele" (Bakara 25)

“ Dünya hayatında da ahirette de onlara müjde vardır. Allah’ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir…" (Yunus 64)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle kurtuluşa erenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"kim Allah’a ve Resûlüne itâat ederse, o takdirde gerçekten büyük bir kurtuluşa ermiş olur." (Ahzab 71)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle ahiret hayatını dünya nimetlerine tercih edenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"Mallar ve evlatlar dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise Rabbinin katında sevap olarak da, ümit olarak da daha hayırlıdır." (Kehf 46) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle kendi ümmetine tabi olanları müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emreder kötülükten men edersiniz." (Âli İmran 110)
  
Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle seçilmiş kimseleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"Sonra biz o kitabı, kullarımızdan süzüp seçtiğimiz kimselere miras olarak verdik. Onlardan kendilerine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah'ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır, işte bu büyük lütuftur.” (Fatır 32)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle günahkâr müminlere mağfireti müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

“De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir. (Zümer 53) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle tövbe edip bağışlanma dileyenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

"Kim bir kötülük yapar yahut nefsine zulmeder de sonra Allah’tan mağfiret dilerse, Allah’ı çok yarlığayıcı ve esirgeyici bulur.” (Nisa 110) 

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle Sana en yakın kullarını müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

“Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükâfat hazırlanmış olanlar var ya, işte bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır. Onlar cehennemin uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği nimetler içerisinde ebedi olarak kalırlar. O büyük korku onları tasalandırmaz ve melekler onları « işte bu size vaat edilen (mutlu) gününüzdür » diyerek karşılarlar.” (Enbiya 101-103)

Azim olan Allah’ım, şu mübarek sözlerinle müminleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle: 

“ Şüphe yok ki müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mümin erkeklerle mümin kadınlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kadınlar, sadık erkeklerle sadık kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, mütevazi erkeklerle mütevazi kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkeklerle ırzlarını koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkeklerle Allah'ı çok zikreden kadınlar var ya, işte onlar için Allah bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (Ahzab 35)

“Ve şüphesiz ki, insan için kendi çalıştığından başkası yoktur. Ve elbette ki, çalışmasını yakında görecektir. Sonra (onun çalışması) en tamam bir mükâfaat ile mükâfaatlandırılacaktır. “(Necm 39-41) 

Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e gönüllerin açılmasına, müşküllerin kalkmasına, perdelerin açılmasına vesile olan salât ile salat eyle. Hesap ve ceza gününe dek daim ve çokça selam eyle.

“Orada onların duâsı: « Ey Rabbimiz olan yüce Allah! Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! » demeleridir. Orada birbirlerine temennîleri de « Selâm! » dır. Duâlarının sonu ise: «Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur» demeleridir.” (Yunus 10)

About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt