» » » » Dualar Hazinesi Facebook Grubu


Duanın faydaları üç bölümdür. Hicap (belaları önleme), günahların affedilmesi ve kulun derecesinin yükselmesi.


Kim; şartlarına uygun dua eder, Allah’tan isterse, duası kabul olunur; kazananlardan, dünya ve ahirette kurtuluşa erenlerden olur.

Duanın aslı, hakikati kulun, Rabb’ine, bir fayda temini veya bir zararın defedilmesi için yalvarması, nida etmesidir. Kaderde yazılmış olan bir belanın def’i ve Mevla’nın rahmeti celbi, dua ile olur.  Bir kul devamlı olarak zikir, dua ve Allah’a yalvarma ile meşgul olursa, melekler muhakkak onu her türlü kötülüklerden korur.

“Kullarım sana beni soracak olursa, (bilsinler ki) ben, şüphesiz onlara çok yakınım. Bana dua edenin duasını kabul ederim.” (Bakara Suresi, ayet: 186).


“Hayır! Ancak O’na dua edersiniz. O da dilerse, kendisine dua ettiğinizi (bela ve musibetleri) giderir.” (Enam Suresi, ayet: 41).

Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve selem) de, çeşitli hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:

“Dua ve bela, kıyamet gününe kadar birbirleriyle mücadeleye, çarpışmaya devam ederler. İşte bu, duanın Allah’ın pek çok rahmetini ve birçok faydalarını celbetmesi ve belaları önleyici olmasındandır.”

“Allah katında, duadan daha kıymetli hiçbir şey yoktur.”

“Kendisinden dua ederek istekte bulunmayana Allah-u Teâlâ gazap eder.”

“Dua, Allah-u Teâlâ’nın bir icra kuvvetidir. Gelmesi kesinleşen kazayı dahi önler, uzaklaştırır.”

“Dua müminin silahı, dinin direği, göklerin ve yerin nurudur.”

 “Şüphesiz dua, gelmiş ve gelecek olan şeylere (kaza ve belalara) karşı faydalıdır. Onun için ey Allah’ın kulları, duaya sımsıkı sarılınız.”

“Dua, rahmet kapılarının anahtarıdır.”

“Dua, bela def eder.”

“Bir Müslüman; Allah’tan bir şey dilerse, günah bir şey istemediği veya akrabası ile ilgisini kesmeyi istemediği sürece, Allah-u Teâlâ, ona şu üç şeyden birini verir: Ya onun duasını kabul eder ve ya ona vereceği şey kadar bir kötülüğü kendisinden giderir ya da ona vereceği sevabın bir katını (kendisine verilmek üzere) ahiret’e bırakır.

“Çok dua ediniz. Çünkü kapıyı çok çalana kapının açılma ihtimali büyüktür.”

“Bir Müslümanın, Müslüman din kardeşine, arkasından gıyaben yapacağı dua makbuldür. Bir kimse din kardeşine hayır dua ettikçe, yanında bulunan görevli melek; “Âmin, duan kabul olsun, aynı şeyler sana da verilsin.” diye dua eder.”


“Allah-u Teâlâ’nın fazl-u kereminden isteyiniz. Allah (Celle ve Âlâ) kendisinden istenilmesini sever. İbadetlerin en efdali, keder ve sıkıntıdan kurtuluşu beklemektir.”

“Dua kapılarının kendisine açıldığı kimseye yani, dua nasip olan kimseye, rahmet kapıları da açılır.”

“Sıkıntı zamanlarında Allah’ın kendisine icabet etmesinden hoşlanan kimse, bolluk ve rahatlık zamanlarında çok dua etsin.”

“Kabul buyuracağına tam bir şekilde inanarak Allah’a dua ediniz. Şunu da biliniz ki; Allah, kendisinden gafil ve başka işlerle meşgul bir kalbin duasını kabul etmez.”

“Rabbiniz, ikramı bol ve hayâ sahibi bir Rabb’dir. Ellerini kendisine uzatan kulunun ellerini boş çevirmekten utanır.”

“Herhangi biriniz acele etmedikçe, duası kabul olunur.(Kul acele ederek); “ Rabbime (kaç defa) dua ettim de duamı kabul etmedi.” der”


“Dua; ibadetin özü, hülasasıdır.”

Facebook dua grubumuzda birbirimiz için dua edebilecek, çok sayıda okunması gereken duaları paylaşabilecek, dua ihtiyacı olanlara yardımcı olabileceğiz.

https://www.facebook.com/groups/1649597661979583

Rabbim hepimizin hayırlı dualarını kabul etsin inşallah. Amin

About Zehra Karaaslan

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt